Mach1 Digital Community

Geri Git   Mach1 Digital Community > İnternet - Bilgisayar - Multimedia > Bookmark (Faydalı Siteler - Linkler) > Bilim - Teknoloji
 

Forum içerisinde "Digiturk, D-Smart" gibi Yerli Platformları kapsayan, bunlarla ilgili "Kart paylaşım (Card Sharing), Iptv adresi , Key, Şifre, Dosya" içerikli her türlü açık alanda yazışma yasaktır ! Tespiti durumunda ilgili kişiler forumdan süresiz uzaklaştırılacaktır ve talep durumunda resmi mercilere bilgileri verilebilecektir lütfen bu konularda kurallara uyalım.
** SERVER ÜYELİK SÜRELERİ BİTENLER KAPATILDI YENİLEMEK İÇİN ÖZEL MESAJ ATIN** Cccam Özel Pay Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...Üyeliklerini yenileyen ve yeni üyelere artık 2-3 farklı CCcam server verilmektedir..
** IPTV+ CCcam Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için** buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...
 
 
160929_wetekplay2_knowmore.gif

   

   

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-02-2017, 00:47   #71
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

İTÜ'lü öğrencilerden oluşan İTÜ Rover Takımı, Mars keşif aracı üretmek için işe koyuldu.
2014 yılında, Arı Teknoloji Geliştirme (ARIGE) Kulübü olarak Cansat Model Uydu yarışmasında dünya birinciliği elde eden, 2016 yılında ise Robot Challenge yarışmasında ilk üç dereceye adını yazdırmayı başaran ekibin üyeleri olduğu İTÜ Rover Takımı, bir başarıya daha imza atmak için kolları sıvadı.



Aralarında, İTÜ Pars Roket Takımı ile IREC yarışmasında başarılar elde etmiş ve İTÜ Sci-X Hyperloop Takımı ile Amerika’da Space-X’in düzenlediği Hyperloop yarışmasında ülkemizi temsil etmiş üyelerin de bulunduğu İTÜ Rover Takımı'nın son projesi, gezegenlerin keşfi konusunda oldukça önemli birer 'asistan' olan rover robotlardan tasarlamak ve üretmek.

11 yıldır Amerika'da Mars Society tarafından düzenlenen 'University Rover Challenge'ı gözüne kestiren ekip, tasarlayacakları araç ile bu yarışmaya katırlmaya hak kazanan ilk Türk Ekip olmayı amaçlıyor.



Gezegenler hakkında pek çok sorunun cevabı olan bilgilerin toplanması konusunda ciddi bir rol üstlenen roverlar, ayrıca gezegen yüzeylerindeki engelleri de rahatlıkla aşabilecek şekilde tasarlanmakta.

Bulunduğu gezegenin toprak yüzeyinde kazı yaparak numune alabilecek ve bu numuneyi analiz ederek sonuçlara ulaşabilecek olan rover, bu sayede gezegende yaşam izlerinin olup olmadığını da raporlayabilecek. Ayrıca rover, bulunduğu gezegen yüzeyini fotoğraflayabilecek özelliğe de sahip olacak. Rover kategorisinde şu an en ünlüsü, Mars yüzeyinde bulunan NASA'nın robotu Curiosity.



İTÜ Rover Takımı'nın yarışmadan başarılı bir sonuç ile ayrılacakları konusunda kendilerine olan güvenleri tam. Biz de bilim adına bu güzel çalışmaları yürüten ve sağlam hedefleri olan ekibi canıgönülden destekliyoruz.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-02-2017, 18:02   #72
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

NASA, Bir Yıldızın Sönüş Anını Görüntüledi!
NASA’nın uzay teleskobu Hubble, Dünya’dan yaklaşık 5 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan Güneş’e benzer bir yıldızın söndüğü anı görüntüledi.
NASA’nın resmi internet sitesinde ve Twitter sayfasında, bir yıldızın kırmızı alev topundan gezegen nebulasına dönüştüğü ana ait görüntü paylaşıldı. Bilim insanları, patlayan yıldızın çevresine iki yönde de saatte 1 milyon kilometre hızla gaz ve toz saçtığını açıkladı.

Patlama, öncelikle yıldızın sönme aşamasını başlattı. Dünyadaki gök bilimciler tarafından göz açıp kapanıncaya kadar yaşandığı belirtilen bu evreye benzer bir durum, NASA tarafından daha önce çok nadir görüntülenmişti.

Dünya’dan 5 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan Puppis Takımyıldızı çevresinde yer alan ve ‘Cabalash Nebulası’ adı verilen sönen bölgenin, önümüzdeki bin yıl içerisinde tam olarak bir gezegen nebulası halini alacağı ifade edildi.

View image on Twitter
View image on Twitter
Follow
Hubble ✔ @NASA_Hubble
The Calabash Nebula, is a spectacular example of the death of a low-mass star like our own Sun! ☀️
READ: http://go.nasa.gov/2kZOc3S
6:02 PM - 3 Feb 2017
554 554 Retweets 1,326 1,326 likes
Hubble Teleskobu, ismini anısını yaşatmak amacıyla ABDli astronom Edwin Hubble’dan almış, Nisan 1990’da Uzay Mekiği Discovery tarafından Dünya etrafındaki yörüngesine taşınmış bir uzay teleskobudur.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-02-2017, 21:56   #73
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

Cuma gecesi, gökyüzünde hem dolunay, hem ay tutulması, hem de kuyruklu yıldız olacak. Üstelik tüm bu olayları internetten canlı olarak izleyebileceksiniz.
Bu cuma gecesi, gökyüzünde tam anlamıyla bir şölen yaşanacak. Niye mi? Çünkü aynı gecede hem dolunay, hem ay tutulması, hem de donuk yeşil renkteki bir kuyruklu yıldız görülebilecek. Tabii, gökyüzünde bulut olmadığı takdirde…



Dolunay, cuma gecesi Dünya’nın dış gölgesinin içinden geçecek ve Güneş’in ışığından gölgelendiği için farklılaşan gri tonlarına dönüşecek. Ay tutulmaları; Dünya, Güneş ve Ay arasında en uygun biçimde konumlandığı zaman meydana gelir. Cuma günü gerçekleşecek olan ay tutulması ise tam bir ay tutulması olmayacak ve bu nedenle tutulma sırasında ay, gri bir renk alacak. Bununla birlikte “45P/Honda-Mrkos-Pajdusákovᔠisimli yeşilimsi kuyruklu yıldız da Dünya’ya en yakın konumuna gelecek ve bu kuyruklu yıldız, teleskop ve dürbünle gözlemlenebilecek.



Teleskobu veya dürbünü olmayanlar ya da bulundukları yerden kuyruklu yıldızı ya da ay tutulmasını gözlemleme şansı olmayanlar içinse iyi bir haberimiz var. slooh.com adlı internet sitesi, bu iki olayı da canlı olarak yayınlayacak.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-02-2017, 00:18   #74
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

Bir astronot uzayda gerçekleşen ve bir fenomen haline dönüşen mavi renkli fırtınaların fotoğraflarını çekti. Bilim insanları, şimdilerde fenomenin nedenini yoğun biçimde araştırıyor.
Bulutların arasından fırlayan şimşeklere alışığız ama daha az bilinen bir elektrik fırtınası, bulutların üstünde ve uzaya doğru adeta patladı.

Mavi jetler olarak adlandırılan bu devasa elektrik fırtınaları, çok nadiren fotoğraflanıyor. Genellikle sadece aktif fırtınalar üzerindee uçan pilotlar onları görür ve fotoğraflama şansı elde eder. Uydular da bu fenomenleri kaydetmeyi başardılar.

Jeophysical Research Letters'daki Ocak 2017 araştırmasına göre uzaydaki bir astronot, zorlu mavi jetlerin kendi türüne ait renkli videolarını çekti.



Araştırmanın arkasındaki bilim insanları, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) astronotu Andreas Mogensen'den 2015 yılına kadar Norveçli şimşek tanrısı adını verdikleri "Thor deneyi"ni gerçekleştirmelerini istedi. Astronotun misyonu kilit bir öneme sahipti ve ciddi bulgular elde edildi.

Astronot, Mogensen Hindistan'ın Bengal Körfezi üzerinde özellikle aktif bir fırtına hücresini fotoğraflamayı ve çekimlerde bu tuhaflığı yakalamayı başardı. Alaska Fairbanks Üniversitesi Jeofizik Enstitüsüne göre mavi jetler, saatte 360.000 kilometreden daha hızlılar. Bu fenomenler, en azından uzay kenarına kadar 50 kilometre gibi bir yüksekliğe ulaşıncaya kadar uzanırlarken koniler gibi dışarı doğru yayılırlar ve bu noktada da kaybolularlar.

NASA, mavi jetleri ve yüksek rakımlı kuzenleri olan kırmızı spritlerini fotoğraflamak için hala çok aciz kalıyor. Aslında araştırmacılar onları 1990'lı yıllardan beri yakından inceliyor.



Araştırmacılar, "Gözlemciler, alışılmadık derecedeki aktif fırtınaya ait muhteşem görüntüleri, astronot görüntüleme açısı ve kamerasının yüksek çözünürlüğü sayesinde elde ettiler. Bulutlardaki deşarj süreçlerinin yeni yönleri, titreşen mavi bir jet de dahil olmak üzere ortaya koyuluyor."

Mavi jetler merak uyandırıcı bir olgu olmakla yetinmiyor. Kırmızı spritler gibi, farklı atmosferik moleküller türlerini birleştirip parçalayarak nefes aldığımız havayı şekillendirmede hayati bir rol oynuyorlar.

Mogensen isimli astronot, "Atmosfer-Uzay Etkileşim Monitörü adlı bir takip görevinin yakında uzay istasyonuna geçeceğini ve mavi jetlerin ve meteorler dahil diğer yüksek irtifa olaylarının daha yakından inceleyeceğini" belirtti.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2017, 00:13   #75
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

Europa'ya yönelik önemli bir görev yürütmeye hazırlanan NASA'nın asıl amacı yaşanabilir bir yer aramak değil, Dünya dışı varlıkları bulmak.
Güneş Sistemimizdeki gezegenleri keşfetmeye devam eden NASA, aynı zamanda uzayda yalnız olmadığımızın isaptı olacak Dünya dışı varlıklar da aramakta. Bu bağlamda NASA'nın bir sonraki hedefi, Jupiter'in buzlu, soğuk uydusu Europa.



Gezegenimizden yaklaşık olarak 628 milyon kilometre uzaklıkta olan gaz devi Jupiter'in yörüngesinde bulunan Europa konusunda NASA daha önceden bazı araştırmalar yürütmüş, hatta Europa'da olası su buharına rastlanıldığını açıklamıştı.


NASA, Jüpiter’in Uydusu Europa’da Olası Su Buharlarına Rastlandığını Duyurdu
Güneş Sistemimizde canlı bulundurma potansiyeline sahip yerlerden biri olduğu düşünülen Europa'nın devasa buzullarla kaplı yüzeyinin altında ciddi büyüklüklerde okyanuslar olduğu da düşünülmekte.

Geçtiğimiz yılın başlarında Europa'ya yönelik bir uzay görevinin çalışmalarına başlayan NASA açısından Europa görevinin en önemli önceliği yaşam belirtileri bulmak. Europa'nın yüzeyindeki buz kabuğunun kalınlığı 19 ila 27 kilometre civarında. En azından NASA'nın tahminleri bu yönde. Burada yapılacak sonda işlemleri, kabuğun delinip alt kısımda kalan okyanusa ulaşma amaçlı olacak. Fakat bunun için birden fazla Europa yolculuğu ve çok sayıda sonda işlemi gerekebilir.



Ancak NASA'nın önceliği, buz katmandan alınacak örnekleri inceleyerek bu örneklerde yaşama dair izler bulmak. Ayrıca Europa'nın yüzeyinde yapılacak araştırmalar sonucu elde edilecek veriler, gelecekte Europa'nın okyanus kısmına yönelik yapılacak robotik araştırmaların da desteklenmesinin önünü açabilir.

Önümüzdeki on yıl içinde başlatılması beklenen Europa görevi için çalışmalara başlayan NASA, bünyesindeki mühendisler ile buzlu Europa'nın yüzeyine başarılı bir şekilde iniş yapabilecek bir araç geliştirme aşamasında.



Bakalım NASA, Europa konusunda hedeflerine ulaşabilecek mi? Hatta daha da önemlisi, Europa, istediğimiz şeyleri bize verebilecek mi? Bu arada Europa ile alakalı olarak, "oraya gidecek bir mürettabatı ne gibi koşullar bekleyebilir" temalı, 2013 yapımı 'Europa Report (Jupiter Macarası)' adlı filmi izlemenizi tavsiye ederim.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2017, 17:05   #76
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

NASA, çeşitli alanlardan uzman bilim adamları ile yaptığı araştırmalar sonucunda, Mars'ta yaşanabilecek üç araziyi tespit etti bile.
Mars, 2020 yılında ulaştığımızda yüzeyindeki numunelerden örnek almak için çabucak delinmeye başlayacak. NASA, matkaplayacakları alanlar hakkında henüz kesin karar vermedi ancak Kaliforniya'daki Monrovia'daki bilim insanları ile yaptıkları ortak çalışma ile ilgili alanı üçte bir düzeyine kadar daraltmayı başardı.

Bilim insanları, Mars Orbiter tarafından gönderilen gönderilen görsellerle yaşamı destekleyebileceğimize inandığı noktalar için danışma kararı aldı. En çok oy alan bölüm Jezero Krateri oldu. Jezero Krateri, Tahoe gölü ile benzer yapıları paylaşan bir mimari. Arazi, uzun zaman önce su ve tortuları besleyen büyük bir nehre bağlı konumdaydı.



En yüksek ikinci oy alan kısım ise Kuzeydoğu'da bulunan Syrtis. Syritis'in alanında bir çeşit sıcak su akımı dolaşmıştı.

Son olarak ise "Spirit Serserisi" olarak adlandırılan, en tartışmalı ve son alan olan Columbia Hills var. Columbia Hills'de, yeryüzünde hidrotermal maden yatakları oluşturan silis kayaçlarını mevcut. Ancak bu kayaların yaşama ne kadar katkı sağlayacağı şüpheli.

NASA, 2020 yılında belirlediği sitelere göre yaklaşık iki yıl delme işlemi yapacak. Bu numunelerin Dünya'ya geri döndürüp geri getirilmesine bağlı olarak yaşam alanları belirlenecek. Söz konusu uzay aracı "Gezici" eve zamanında geri gelmeyecek olursa, NASA farklı yöntemler bulmak zorunda olacak. Eğer başarılı olunursa, yabancı gezegelere ait incelediğimiz ilk jeolojik parçalarla buluşacağız.,
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-02-2017, 20:40   #77
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

Çin Halk Cumhuriyeti'nin yenilenebilir enerji kaynakları için ayırdığı yüzlerce milyar dolar, sonunda meyvesini veriyor. Peki Çin çöllerinde bulunan 4 milyon güneş enerjisi paneli, uzaydan nasıl gözüküyor?
Doğu Çin'deki Tibet Platosu'nda 4 milyon güneş paneli, Longyangxia Baraj Güneş Parkı'nın bir parçası olarak güneşten sessizce enerji üretiyor. Dünyanın en büyük güneş enerjisi çiftliği, çöl alanının 10 kilometrekaresinde konumlandırılmış durumda.

Tesis, 2013 yılında inşa edildi ve o zamandan beri hızla genişliyor. NASA'nın Dünya Gözlemevi küratörlüğünde hazırlanan uydu görüntüleri, Ocak 2017 itibariyle devasa güneş enerjisi çiftliğinin uzaydan görünüşünü betimliyor.

Tesis, şu anda 850 megavat elektrik üretme kapasitesine sahip veya basit bir dille 140.000 eve enerji sağlayacak kapasitede. Longyangxia Baraj Güneş Parkı, Çin'de gerçekleşen devasa yenilenebilir enerji devriminin bir parçası. Ülke 2015 yılının başından beri yenilenebilir enerji tesislerine 103 milyar dolar yatırım yaptı. Çin'in söz konusu alana ayırdığı pay toplamda 283 milyar dolar düzeyine erişti.



Tesisin Uzaydan Görünüşü

Yenilenebilir enerji hedefleri, Çin'in uluslararası iklim taahhütleriyle uyumlu. Hükümet daha önce karbon yoğunluğunun 2005'ten başlayarak yüzde 40-45 oranında azalacağını açıklamıştı. Paris Anlaşması uyarınca Çin, 2030 yılına kadar karbon dioksit emisyonlarını en düşük seviyeye çekmeyi taahhüt etti. Çin devleti, Ocak ayının başında 2020 yılından itibaren 2030 yılına kadar 361 milyar dolarlık yenilenebilir enerji üretimini planladığını açıkladı. Nakit akışının, Çin'in toplam 110 gigavat güneş enerjisi ve 210 gigavat rüzgar enerjisi üretimine yardımcı olması bekleniyor.

Kapasite artışına rağmen Çin, arz-talep dengesi üzerinde bazı sıkıntılar yaşıyor. Ekonomik problemler bazı güneş ve rüzgar çiftliklerinin boşta kalmasına neden oldu. Dünyanın en kalabalık ülkesi şimdi dengeyi sağlamaya çalışıyor.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-02-2017, 21:03   #78
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Japonya gibi dünya devleri güneş enerjisinin verimli kullanılması için bilim-kurgu filmlerindeki mimarileri andıran projeler üzerinde çalışıyor.
Güneş enerjisi panelleri, dünyanın pek çok ülkesinde kullanılmaya başlansa da beklentilere kıyasla ağır bir başlangıç yaptığı söylenebilir. Lakin bu durum değişmek üzere.

Güneş enerjisi panellerinin en büyük sorunu, sadece Güneş parladığında verimli çalışmaları. Bu çok ciddi bir kısıtlama. Üstelik bulutsuz günlerde ve Amerika'nın California ve Arizona eyaletleri ve dünyanın çölleri gibi alanlarda bile paneller istenen faydayı sağlayamayabilir. Çünkü atmosfer güneşten yayılan enerjinin önemli bir kısmını emer. Gece koşullarını saymıyoruz bile.

Bu nedenle on yıldan uzun süredir, NASA ve Pentagon'daki araştırmacılar, bu zorlukları aşmaya yönelik yöntemler üstünde çalışıyor ve sonunda bazı makul çözümler bulundu. Bu çözümlerden en öne çıkanı, güneş ışığını bir güç dönüştürme aygıtına yansıtmak için bir dizi ayna ile donatılmış uzay istasyonu benzeri güneş panelleri. Toplanan enerji, bir mikrodalga yayıcı ile Dünya'daki belirli noktalara yansıtılacak. Enerjinin yoluna çıkabilecek kuşları ve uçakları korumak için dalgaların mimarisini modüle etme yolları bile mevcut.



Üstelik uzaya dayalı güneş panellerinden gelen enerji; bulutlar, atmosfer veya gece döngüsünden etkilenmeyecek. Buna ek olarak, güneş enerjisi sürekli absorbe edileceğinden, enerjiyi daha sonra kullanmak üzere depolamak için hiçbir engel bulunmayacak.

Amerika Birleşik Devletleri Donanmasından Uzay Mühendisi Paul Jaffe, yaptığı açıklamada “10 milyar dolar masrafla, projenin 'prototipinin' 10 yıldan kısa zaman içinde hayat bulabileceğini” ifade etti. İlk çalışmalar, 150.000'den fazla ev ile tesise tam randımanlı enerji sağlamaya yönelik.

Japonya ve Çin Halk Cumhuriyeti de benzer projeler yürütüyor. İlk devlet de mimarinin “demo” kısmının 10 yılda geliştirilebileceğinden emin ve 25 yıl içerisinde tüm dünyada pratik olarak kullanılabileceğini düşünüyorlar.

Projenin başarılması kritik önemde zira NASA ve Pentagon'un yaptığı araştırmalara göre, 2040 yılına kadar dünyadaki enerji tüketimi en az 50 düzeyinde artacak.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-02-2017, 17:12   #79
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

İnsanoğlu maalesef Dünya'nın kaynaklarını akıl almaz bir şekilde tüketiyor. NASA, 60 ile 70 yıl içerisinde radikal önlemler almamız gerektiğini varsayıp ilginç önlemler alıyor.
Önümüzdeki yıllar içerisinde 30 milyon dolar biriktirmenizi öneririz; çünkü NASA, insanlığın güneş sistemindeki yolculuğuna adanmış iki enstitüyü kurmayı ve desteklemeyi planlıyor. NASA, dünyanın önümüzdeki 60-70 yılı hakkında yoğun endişeler taşıyor ve dünyamızdan ayrılma kararı almak zorunda olabileceğimizi varsayıyor.

Uzay Teknolojisi Araştırma Enstitüleri (STRI), NASA tarafından biyo-malzemeler ve biyo-mühendislikte teknoloji geliştirmek için modül başına 15 milyon dolardan finansman elde edecek. Saygın üniversiteler de önümüzdeki beş yıl içinde güvenilir sonuçlar elde etme umuduyla araştırma programlarına yoğunlaşacak. Araştırmalar türümüzün uzaya yayılmasına odaklanmış olsa da STRI, havacılık alanının ötesinde uygulamaları bulmak için çalışıyor.



NASA tarafından kurulacak iki STRI ünitesinden ilki; gıda, yakıt, materyal ve yararlı bakterilerin depolanmasına odaklanacak. NASA tarafından bilinen adı ise Cubes. “CUBES” projesi son derece etkileyici. Bu araştırma, astronotlar için biyo-araç üretmek yöntemiyle uzay yolculuğunu kolaylaştırmaya yönelik.


İkinci NASA destekli organizasyon, karbon-nanotüp teknolojisi ile hafif ve süper güçlü havacılık malzemesi geliştirmeyi amaçlayan Bilgisayarlı Tasarlayan ve Çok Güçlü Kompozitler Enstitüsü US-COMP olarak biçimlendirildi.

CUBES, Berkeley Üniversitesi Profesörü Adam Arkin, US-COMP ise Gregory Odegard tarafından yönetilecek.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-2017, 03:02   #80
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 56
Mesaj: 11,900
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 934
Thanked 224 Times in 190 Posts
Varsayılan

Uzay araştırmaları konusunda yeni bir dönem başlatması beklenen, oldukça önemli James Webb Uzay Teleskobu ile alakalı oldukça önemli bir canlı yayın gerçekleşecek.
Özünde astronomi, insan olma vasfının kalbinde yer alan bu varoluşçu soruları ele alarak görevlendirilmiş bir bilimdir. Ve çeyrek yüzyıldan daha uzun bir süredir bu konuda bize son derece önemli gözlemler sunan başarılı bir gözlemci var; Hubble Uzay Teleskobu.



Dünya yörüngesinde konumlanan 2.4 metrelik aynası ve son teknoloji aletleri ile bilim insanlarının, evrenin ilk zamanlarında oluşan uzak mesafedeki galaksileri ve yıldızların doğumlarını görmelerini sağlayan Hubble, sadece kendi Samanyolu'muzu değil, bizimkine benzer kendi Güneşleri etrafında dönen gezegen sistemlerini keşfetmemizi de sağlamakta.

Hatta Hubble, insanlık için en büyük bilinmeyenlerden olan Big Bang'e dair pek çok şey öğrenmemize de ciddi katkılar sağladı. Fakat bu yaşlı kurt, artık sınırlarına ulaşmış durumda ve meşale, 100 kat daha güçlü olan James Webb Uzay Teleskobu'na devredilecek. 2018 ylında fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu, Hubble'ın başlattığı araştırmalara ve daha pek çok yenisine, 100 kat daha güçlü ve bizi inanılmaz şekilde heyecanlandıran bir şekilde devam edecek.



İşte bu son derece önemli uzay teleskobuyla alakalı olarak, projede görev yapan bilim insanlarından Amber Straughn, Ontario'daki Teorik Fizik için Çevre Eğitim Enstitüsünde, bu teleskobun evrenin ilk yıldızlarını ve galaksilerini nasıl açığa çıkaracağından ve Güneş Sistemimizin ötesindeki gezegenlerde Dünya benzeri hayatın ilk belirtilerinin bu teleskop ile nasıl bulunabileceğinden söz edecek ve Straughn'un sunumu YouTube'dan canlı olarak yayınlanacak.


"Astronomide Yeni Bir Dönem" olarak adlandırılan James Webb Uzay Teleskobu ile alakalı bu önemli canlı yayını kaçırmamanızı tavsiye ederiz.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Konu Araçları
Görünüm Modları

Forumdaki Yetkileriniz
Konu açma yetkiniz yok
Konularda cevap yazma yetkiniz yok
Eklenti yükleme yetkiniz yok
Kendi mesajlarınızı düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş



Saat 10:18.


Powered by vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.