Mach1 Digital Community

Geri Git   Mach1 Digital Community > İnternet - Bilgisayar - Multimedia > İnternet Dünyası > ADSL ve Diğer Bağlantılar
 

Forum içerisinde "Digiturk, D-Smart" gibi Yerli Platformları kapsayan, bunlarla ilgili "Kart paylaşım (Card Sharing), Iptv adresi , Key, Şifre, Dosya" içerikli her türlü açık alanda yazışma yasaktır ! Tespiti durumunda ilgili kişiler forumdan süresiz uzaklaştırılacaktır ve talep durumunda resmi mercilere bilgileri verilebilecektir lütfen bu konularda kurallara uyalım.
** SERVER ÜYELİK SÜRELERİ BİTENLER KAPATILDI YENİLEMEK İÇİN ÖZEL MESAJ ATIN** Cccam Özel Pay Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...Üyeliklerini yenileyen ve yeni üyelere artık 2 farklı CCcam server verilmektedir..
** IPTV+ CCcam Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için** buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...
 
 

   

   

Eski 10-01-2017, 22:02   #1
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 58
Mesaj: 16,753
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 2,505
Thanked 322 Times in 262 Posts
Thumbs up [ADSL] Bulut Bilişim Nedir?

Bulut Bilişim Nedir?

"Bulut" derken, havadaki bulutu kastetmediğimiz açık. O halde buradaki "Bulut" ne anlama geliyor?

Son dönemde dilimize pek çok yabancı kavram eklendi. Bunlardan biri de Bulut Bilişim. "Bulut" derken, havadaki bulutu kastetmediğimiz açık. Fakat aslında olgu olarak konuya çok güzel açıklık getiriyor.
Artık mobil bir dünyada yaşıyoruz ve verilerimize her an her yerden erişmek en doğal hakkımız. Peki, bu nasıl oluyor? Yani, nasıl oluyor da Google'a gönderdiğimiz fotoğrafları cep telefonumuzdan her yerde görüntüleyebiliyoruz. Cevap: Bulut Bilişim sayesinde.
Daha iyi anlamanız için örneklendirmek gerekirse; eskiden fotoğraflarımızı harici disklere yedeklerdik, şimdi Bulut'a... Yine MP3 çalarlarımızdaki şarkılarımızı da öyle... Artık onun yerine online müzik servislerini kullanıyoruz. Neden? Çünkü her an her yerden erişmek mümkün oluyor. Çünkü kişisel yedeklemenin güvenliğini sağlama zahmetinden kurtuluyoruz. Çünkü harici diskimiz bozulursa yedeklerime ne olacak kaygısını omzumuzdan atıyoruz. Ve çünkü böylesi daha hesaplı.
Kuşkusuz kurumlar da Bulut Bilişim'in sonsuz nimetlerinden faydalanıyorlar. Verilere her yerden erişmek onların da hakkı... Ancak Bulut denince aklınıza kocaman firmalar gelmesin; küçük ve orta ölçekli firmalar bile Bulut sayesinde büyük tasarruf sağlıyorlar. Misal, Bulut Bilişim kullanan kurumların kullanmayan kurumlar karşısında nasıl bir gelir büyümesi elde ettiğine bakalım.
İşte, kurum içi bulut bilişimden faydalananlar, kullanmayanlara oranla tam yüzde 46, kurum dışı bulut bilişimden faydalananlar ise, diğerlerinin aksine tam yüzde 51 fazla gelir büyümesi elde ediyor. Ayrıca yine yüzde 42 zaman tasarrufu, yüzde 40 oranında işleri daha hızlı tamamlama ve yüzde 38 değerinde de IT kaynaklarını paylaştırma imkanı kazanıyorlar. Yani bu iş, kurum tarafında da bir hayli kazançlı. Peki, global pazarda şirketlerin ne kadarı bunu kullanıyor?
Dell EMC'nin araştırma verilerine göre, 2015 itibariyle şirketlerin tam yüzde 84'ü buluttan faydalanıyor. Kuşkusuz bu yıl sonuna kadar bu rakamın artması bekleniyor. Yani işin özü Bulut güzel bir şey, onu kullanın.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-2017, 22:03   #2
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 58
Mesaj: 16,753
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 2,505
Thanked 322 Times in 262 Posts
Varsayılan

Büyük Veri Nedir?

"Büyük Veri"... Eğer teknolojiyle aranız hiç yoksa bahse gireriz ki bu terimi daha önce hiç duymamış olabilirsiniz...

Büyük Veri"... Eğer teknolojiyle aranız hiç yoksa bahse girerim ki bu terimi daha önce hiç duymamış olabilirsiniz, fakat size Büyük Veri için çalıştığınızı söylesem, ne dersiniz?
Evet, aslında hiç farkında olmaksızın Büyük Veri için hizmet ediyoruz. Tıpkı Facebook'u, Twitter'ı, Instagram'ı ve benzeri sosyal medya devlerini ayakta tuttuğumuz gibi. Evet, Facebook'u ayakta tutan Mark Zuckerberg değil, sizsiniz! Aslında hepsi birbiriyle ilişkili... Gelin, baştan başlayalım.
"Büyük Veri" dediğimiz bu kavram, aslında internetin ortaya çıkmasıyla birlikte, biz daha ne olduğunu bilmiyorken hayatımıza girdi. İnternette yaptığımız her hareket, attığımız her tweet, gönderdiğimiz her video veya paylaştığımız her fotoğraf internete, dolayısı ile Büyük Veri'nin kasasına giriyor. Yani bunu, internetteki tüm bilgilerin bir arada olduğu bir samanlık gibi düşünebilirsiniz. Peki, bu samanlıkta önemli bir bilgiye ihtiyacımız olduğunda nasıl arayıp bulacağız? İşte burada devreye kurumlar ve onların geliştirdiği mükemmel yöntemler giriyor.
Konuya ısındığınızı varsayıyorum. O halde kavramları biraz değiştirip, Büyük Veri olgusuna daha kurumsal yaklaşalım. Büyük Veri, dev yazılım şirketlerinin AR-GE çalışmalarıyla birlikte, internetteki bilgi çöplüğünde yer alan tüm verilerin, anlamlı ve işlenebilir hale getirilmiş biçimine denir. Yığın verilerin işlenmesi için ihtiyaç duyan sektörlerden bazılarıysa sağlık, eğitim, endüstri, sanayi ve kuşkusuz iletişim. Bu ve daha pek çok sektörde ihtiyaç duyulan verilerin işlenmemiş, yani ham olarak tutulması ne kadar maliyetliyse, aynı zamanda istenilen doğru veriye ulaşılması da bir o kadar zahmetli. Çözüm: Büyük Veri. Büyük Veri ile tüm verileri tutmak yerine, ihtiyaç olan doğru verinin tutulması maliyeti düşürür, zaman kazandırır.
Şirketlerin bunu kullanarak yüzde 50 oranında daha fazla kazanç elde ettiğini biliyor muydunuz?
Sadece bu da değil. Bu şirketler, diğer şirketlere oranla pazar çalışmalarında doğru hedefe ulaşma konusunda yüzde 41 daha etkili, reklam harcamalarında yüzde 37 daha başarılı, sosyal medya kullanımındaysa yine yüzde 37 oranında iyi durumdalar. Evet, buna karşın global çapta organizasyonların yüzde 44'ü Büyük Veri'yi nasıl kullanabilecekleri konusunda emin değil. Bardağın dolu tarafındaysa yüzde 56 gibi bir üstünlük var. Ancak özellikle Kuzey Amerika'da bu işe ciddi yatırım var. Buna göre bu bölgede 2014 yılında şirketlerin yüzde 54'ü Büyük Veri'ye inanırken, 2015 yılında bu rakam tam yüzde 73'e ulaşmış.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-2017, 22:04   #3
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 58
Mesaj: 16,753
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 2,505
Thanked 322 Times in 262 Posts
Varsayılan

Nesnelerin İnterneti Nedir?

Günümüzün son derece popüler terimi Nesnelerin İnterneti, internet ve Bluetooth teknolojisi ile cihazları birbirine bağlıyor. Ama nasıl? İşte cevabı..



Nesnelerin İnterneti'ni bir nevi Terminatör: Makinelerin Yükselişi'yle benzeştirmek zor değil aslında. Hatırlayacak olursanız orada Skynet vardı ve filmdeki tüm robotlar birbirleriyle tek bir yapay zeka üzerinden iletişime geçiyordu. Yani şöyle düşünün: Tüm makineler tek bir merkezden yönetiliyor, her bir makine bir diğeriyle anında veri iletişimine geçebiliyor ve bu sayede adeta tek bir vücut gibi çalışabiliyorlardı. Bunun günümüzdeki uyarlaması ise, bir nevi Nesnelerin İnterneti.
Tabi kötü senaryoyu aklımıza şimdilik getirmeyelim. Sonuçta yaşadığımız dönemde bilim kurgu öğelerinden fırlamış gibi duran bir ton cihaz kullanıyoruz: Akıllı saat, akıllı telefon, giyilebilir başlık, sanal gözlük ve hatta Google'ın ürkütücü robotu Atlas da bunlardan biri. Üstelik bu, şimdilik sadece başlangıç. Yapılan araştırmaya göre, 2020 yılında yaklaşık 26 milyar cihaz internete bağlanabilecek. Bu da karşımıza Nesnelerin İnterneti'ni çıkarıyor.

Peki, geri saralım.
Nesnelerin İnterneti kısaca, internet ve Bluetooth teknolojisiyle birbiri ile konuşan ve bir uygulama, bir yazılım üzerinden yönetilen cihazların tümüne verilen bir isim. Örnek olarak Google'ın Nest akıllı termostatını verebiliriz. Bu akıllı cihaz, sizin alışkanlıklarınızı öğrenerek evin sıcaklığını istediğiniz seviyeye getiriyor. Yine benzer ürünlerden akıllı prizler vasıtasıyla, mobil cihazınız üzerinden evdeki prize bağlı kahve makinesini çalıştırabiliyor ve eve vardığınızda, kahvenizi hazır bulabiliyorsunuz. Veya bir başka örnek; gece yatağa yattığınızda tüm evin kapılarının otomatik olarak kilitlenmesi gibi. Son kullanıcıya yönelik bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Peki, ya kurumsal açıdan bakıldığında neler oluyor? Nesnelerin İnterneti bu alanda büyük önem kazanıyor.
Akıllı evler bir yana, Nesnelerin İnterneti özellikle organizasyonlarda, imalat sanayiinde, güvenlikte ve tarım alanlarında büyük önem arz ediyor. Şehir içinde toplu ulaşım noktasında da Nesnelerin İnterneti'nden faydalanıldığını görüyoruz. Otobüs duraklarında yer alan ekranlar buna en güzel örnek. Otobüsün ne kadar zaman sonra durağa geleceğini o ekranda görüyoruz ve bu, durakla otobüsün arasında olan mesafenin süreye dönüştürülerek ekrana yansıtılmasıyla mümkün oluyor. Yine kuruluşlarda ısıtma ve havalandırma sistemlerini, Nesnelerin İnterneti ile kontrol altına alabilmek mümkün. Oda veya bölümdeki popülasyonun ve ısının belirlenen barajı aşması ve düşmesi halinde, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin otomatik olarak devreye girmesi sağlanabiliyor. Bu yolla büyük enerji tasarrufu da tabii ki öyle...
Kısacası Nesnelerin İnterneti hayatımızı kolaylaştıran ve mutfağı bir hayli karışık bir iş aslında. Mutfak dediğimize bakmayın, aslında tam bir laboratuvar. Evet, Nesnelerin İnterneti'ni kullanmak isteyen kurumlar, bir laboratuvar ortamında işi öğreniyorlar. Dell EMC'in Avrupa'da açtığı ilk laboratuvar mesela... Dell EMC, bu laboratuvarlarda kurumlarla birlikte çalışarak, onlara Nesnelerin İnterneti çatısı altında sunabilecekleri çözümleri anlatıyor. Elbette buna kulak vermek kurumların, teknolojiyi kullanmak bizim işimiz.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-2017, 22:09   #4
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 58
Mesaj: 16,753
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 2,505
Thanked 322 Times in 262 Posts
Varsayılan

Bulut Bilişim (Cloud Computing) Nedir?

Bulut Bilişim (Cloud Computing) ile ilgili temel bilgilere değineceğim bu yazıda, avantajlarından, dezavantajlarından ve kullanım modellerin söz edeceğim.
Bulut Bilişim ve Tipleri Hakkında Bilgiler

Sahip olduğunuz tüm uygulama, program ve verilerinizin sanal bir sunucuda yani bulutta depolanması ve internete bağlı olduğunuz herhangi bir ortamda cihazlarınız aracılığıyla bu bilgilere, verilere, programlara kolayca ulaşım sağlayabildiğiniz hizmetler bütününe Bulut Bilişim veya Bulut Teknolojisi (Cloud Computing) diyoruz.

Bulut Bilişimi neyi ifade etmektedir?
Hard Disklerimizde depoladığımız verilerin internet ortamında sanal sunucularda saklanması işlemi diyebiliriz. Bulut Bilişimi bize daha fazla depolama alanı, hızlı veri transferi, maliyet tasarrufu yapabilme gibi bir takım olanaklar sağlamaktadır. Büyük şirketler içinde iş gücü tasarrufunu da ekleyebiliriz. Örneğin günümüzde kullandığımız sosyal ağlarda ki birçok veri (yüklediğiniz video, müzik, fotoğraf vs. ) o sitelerin kendi bulutlarında depolanmaktadır. Bu bağlamda günlük hayatta dolaylı olarak Bulut Bilişimi kullanmış oluyoruz.
Bulut Bilişimin dezavantajları nelerdir?
Sanal ortamda depolanan verilerimize ulaşabilmemiz için internet bağlantısının olması gerekmektedir yani internet olmayan durumlarda bilgilerimize erişmek söz konusu değildir. İnternete bağlı olarak düşük hızlı internete sahipseniz veri alış-veriş hızınız da o derecede daha yavaş olacaktır. Herkesin kafasını karıştıran en büyük dezavantajlardan birisi de güvenlik açıkları olmaktadır. Sanal sunucularda saklanan verilerimizi kötü amaçlı kişilerin ele geçirme olasılığı da bulunmaktadır.
Bulut depolama hizmetlerine en iyi örnekler:

Dropbox (http://dropbox.com)
Google Drive (http://drive.google.com)
SkyDrive (https://skydrive.live.com)
iCloud (https://cloud.google.com)
Yandex.Disk (http://disk.yandex.com)
Turkcell Akıllı Bulut (http://turkcellakillibulut.com)
TTNET Bulut (http://ttnetbulutu.com)
Ubuntu One (https://one.ubuntu.com)


Bulut Bilişiminin çeşitli modelleri, tipleri ve yapıları bulunmaktadır. Bulut Bilişiminin 4 ayrı tipi vardır, bunları başlıklar altında açıklamaya çalışalım.
Public Cloud (Genel Bulut):
Public Cloud’da kendi strüktürümüzü (genel yapı, sistem) tamamen buluttan faydalanarak kuruyoruz. Yani bu demektir ki, strüktürümüzü üçüncü şirket üzerinde kiralayacağımız kaynaklar üzerinde kuruyoruz. Buna örnek olarak kullandığımız elektronik postaları gösterebiliriz. Bu elektronik postalara hiçbir para ödemeden bunların çeşitli özelliklerini kullanıyoruz. Bu tipi küçük ve orta ölçekli şirketlerde kullanabiliriz. Public Cloud`da basit tabiriyle esasen ne kadar kullanıyorsanız, o kadar da ödeme yapıyorsunuz.
Private Cloud (Özel Bulut):
Private Cloud daha büyük şirketler ve bilgileri daha önemli olan şirketlerin tercih ettiği bir bulut teknolojisi tipidir. Buna örnek olarak Microsoft şirketinin sunduğu Hyper – V ve System Center ürünlerini gösterebiliriz. Private Cloud kişisel kurduğumuz yapı olduğu için tüm bilgiler bizim elimizin altındadır.
Hybrid Cloud (Melez Bulut):
Hybrid Cloud Public ve Private Cloud’un birleşiminden ortaya çıkan yapılardır. Güvenlik ve gizliliğin daha önemli olduğu ve tedbirin yüksek tutulması gereken yerlerde Private Cloud teknolojisi kullanılır, ancak yukarıdaki güvenlik tedbirlerinin daha düşük düzeyde tutulabileceği alanlarda Public Cloud kullanmak daha mantıklıdır. Bunların birleşmesi de şirketlerin hacmine göre değişiyor.
Community Cloud (Topluluk Bulut):
Bu tipten de kısaca bahsedecek olursak, ilk olarak belirtmemiz gereken, çok fazla kullanılan bir bulut teknolojisi tipi olmadığıdır. Community Cloud teknolojisini şu şekilde açıklayabiliriz:
Bulut üzerinde aldığımız herhangi bir hizmeti eğer birkaç şirket ile ortak kullanıyorsak, buna Community Cloud denir.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-2017, 22:15   #5
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 58
Mesaj: 16,753
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 2,505
Thanked 322 Times in 262 Posts
Varsayılan

Bulut depolama nedir, nasıl daha etkili kullanılabilir?




“Bulut” kelimesi bu aralar pek bir moda. Kullanan çok olmasına rağmen, tam olarak ne işe yaradığını ve kullanım alanlarını bilen az. Bu yazıda “bulut”un ne olduğunu anlattıktan sonra, daha etkili ve güvenli olarak nasıl kullanılabileceğini de anlatacağım.

Bulut nedir?
Bulutla ilgili ilk bilinmesi gereken şey, bulutun fiziksel bir şey olmadığıdır. Bulut, sunucuların oluşturduğu bir ağdır ve bu sunucuların herbirinin ayrı bir fonksiyonu vardır. Bazı sunucular işlemci güçlerini çeşitli uygulamaları çalıştırmak veya bir servisi işletmek için harcarlar. Örneğin Adobe’nin Creative Suite’ini (Photoshop vd. uygulamalar) artık bir kutuda satın alamıyorsunuz. Onun yerine aylık bir abonelik ücreti ödeyerek bunlardan istediğinizi kullanıyorsunuz. Bu yüzden de adı Adobe Creative Cloud zaten.


Diğer bazı sunucular ise veri saklama işi yapıyorlar. Bulut, yukarıda anlattığım gibi bununla sınırlı olmayan bir hizmet ama, en çok bilinen kullanımı bu. Bir örnek vermek gerekirse, telefonunuzla bir fotoğraf çektiğinizde (iCloud vb. servis kullanmadığınızı varsayarsak) çekilen fotoğraf telefonun belleğinde saklanıyor. Ama bu resmi Instagram’a yüklerseniz, buluta göndermiş oluyorsunuz.


Yani özetle bulut, sunucuların ağı. Adobe Creative Cloud gibi bir servis sağlayabildiği gibi, Instagram veya Dropbox gibi veri depolama alanı da sunabiliyor. Büyük ihtimalle siz de pek çok bulut servisi kullanıyorsunuz. GoogleDrive, Skydrive, iCloud, Evernote ve benzerlerini kullanıyor olmak yeterli.


Bulutta çalışmanın faydaları
Şirketler için en önce maliyetler geliyor. Kendi donanımını almak yerine, sadece kullandıkları kadar ödeyerek bulut servislerini kullanmak çok daha cazip. Daha sonra bir genişleme ya da kemer sıkma gerekirse, bunları da işin içine katmak bulut kullanıcıları için çok kolay. Kendi donanımlarını alan firmalar bu tür genişleme ya da daralmalarda sıkıntı çekiyorlar.


Bireysel kullanıcı için ise bulutun en iyi yanı, güvenli bir yedekleme imkanı sunması. Böylece verilerinizin kaybolması riski en aza indiriliyor. Özellikle de çok kişisel olmayan dosyaların saklanması ve sonra geriye çağırılması gibi işlemler. Bilgisayarınızın başına ne gelirse gelsin, dosyalarınızın güvende olduğunu bilmek çok rahatlatıcı. Ama tam güvenlik için aşağıdaki güvenlik kısmını da okuyup, oradaki tedbirleri almak koşuluyla.


Bulutun kısa tarihi
Bulut kavramının geçmişi 1950’lere kadar geri gidiyor. O yıllarda bir bilgisayarın (mainframe denirdi) bir oda kaplayacak büyüklükte olduğunu hatırlatırım. Her kullanıcı için ayrı bilgisayar alınamayacağı için de, eldeki işlem gücünü ve belleği paylaşma yoluna gidilirdi. Bu “paylaşma” bulut kavramının öncüsü oldu.


1969 yılında ARPANET’in (Advanced Research Projects Agency Network = Gelişmiş Araştırma Projeleri Ağı) geliştirilmesi diğer önemli bir adımdır. ARPANET ile amaçlanan, herkesin veriye ve programlara her yerden rahatça ulaşması idi. Internet’in ilk aşaması...


Çeşitli gelişmelere rağmen, Internet 90’lı yıllara kadar verimli bir paylaşıma yetecek kadar hız ve bant genişliği sunamadı. “Bulut bilgisayar” kavramı ilk olarak 1997’de kullanıldı ve 1999’da da internet üzerinden ilk uygulama paylaşımını Salesforce duyurdu . Şu anda benim şirketimde de Salesforce.com’u kullanıyoruz. Daha sonra 2006’da Amazon, Amazon Web Servisleri (AWS) adını verdiği servisleri devreye soktu.


Bulut servisleri ne kadar kapasite sunuyor?
Google, Amazon, Microsoft , Apple gibi devler ile Dropbox, Box ve benzerleri gibi rakipleri de sayıldığında dünyadaki bulut kapasitesinin çok yüksek bir miktar olması gerekiyor. Ancak bu firmaların hiçbiri kapasite verilerini doğal olarak paylaşmak istemiyor. Yine de bu infografikte belirtilen tahmine bakılırsa şu anda internette 1 Exabyte civarında bir kapasite var. Daha tanıdığımız terimlerle yazılırsa 1,073,741,824 Gigabyte! 700 MB büyüklüğünde 1.6 milyar CD’nin kapasitesi kadar! Yeteri kadar yerimiz var gibi duruyor...


Bulut servisleri ne kadar güvenli?
Güvenilirlik, sistemin yıl boyunca ne kadar ayakta durduğu, her istediğinizde erişebilmeniz ve dosyalarınızın kaybolmaması ise, bulut servisleri yeterince güvenli. Ama asıl güvenlik sıkıntısı başka. Bulut çok gizli olmayan bilgileriniz için kullanıldığında son derece kullanışlı. Örneğin Evernote’ta yapılacak işlerinizi tutmak gibi işler yapabilirsiniz. Broşür, film, MP3 vb. gibi başkasının eline geçse çok sorun yaratmayacak dosyaları saklayabilirsiniz. Peki ama sizin kontrolünüzde olmayan başkasına ait bir sunucuya en önemli dosyalarınızı koymak ne kadar güvenli? Pek çok insan bu konuda endişe duyuyor, bence haklılar da. Bazı firmalar buluta konan dosyaları şifreli saklayarak insanlara bu konuda daha fazla güven vermeye çalışıyor. Örneğin Google para ödeyen bulut müşterilerine bunu ücretsiz sunuyor.


Güvenlik istiyorsanız, buluta koyacağınız önemli dosyaları kırılamayacak şekilde şifreleyen bir program ile önceden şifrelemenizi öneririm. Örneğin TrueCrypt. Truecrypt’in sayfasında, şifreledikleri bir dosyayı FBI’ın bir sene boyunca tüm olanaklarını seferber etmesine rağmen kıramadığı anlatılıyor. Bulut için ayırdığınız klasörleri otomatik olarak şifreleyen ve buluta gönderirken şifreli dosyayı gönderen programlar da mevcut. Ben birkaç tanesini denedim ve pek sevmedim. Benim bulduğum çözüm, çok önemli dosyalarımı bir TrueCrypt diski üzerine koyduktan sonra bu dosyayı bulut klasörüne atmak. Tabii mümkün olduğu kadar küçük bir dosya yapmak lazım (500 MB, 1GB gibi) zira her değişikliğinizde dosya yeniden karşıya yükleniyor. Anlattıklarımı paranoyak bulmayıp, buluta tüm dosyalarınızı açık bir şekilde koymamanızı tekrar öneriyorum.


Bulut kullanımında hayal kırıklığı yaşamamak için birkaç ipucu
1) Mutlaka yedek bulundurun. Buluta yedekledim diye tek yedeğiniz olarak bulutu bırakmayın ve başka yerlere de yedek alın. Zaten yedeklemenin temel kuralı birden çok yedek bulundurmaktır. Yedeklemenin ikinci kuralı ise daha çok yedek bulundurmaktır! Yani yedekleyin, yine yedekleyin, kuşkunuz olduğunda tekrar yedekleyin... Yedekleriniz arada sırada kontrol edin ve mümkün olduğunca tüm yedeklerinizi aynı yerde bulundurmayın. Bu konuda bir paranoyak olan benim 3 ayrı evde, işyerinde ve de anahtarlığımda yedeklerim var. Siz bu kadar olmasa da yine de tedbirli olun. Bulut servisi bir şekilde ulaşılmaz olursa elinizde bir şeyler bulunsun.


2) Birkaç bulut servisini kullanın. Bu yöntem ücretsiz alıyorsanız daha çok depolama alanına sahip olmanızı sağlayacağı gibi, tek bir firmaya güvenmekten de daha iyi. Geçtiğimiz yıllarda Amazon, Instagram ve diğer bazı büyük servisler kasırga, sel vb. gibi doğal olaylarda büyük sıkıntılar yaşadılar. Diğer sorunları da göz önüne alarak, ülkemizdeki servisleri de kullanmakta fayda var. Yani verilerinizi mümkün olduğu kadar değişik coğrafi bölgede tutun. Bu belki bireysel kullanıcılar için çok sorun değil ama çok önemli verileri olan bankacılık, sağlık, devlet kurumları gibi kullanıcılar için çok önemli.


3) Dosya güvenliği için yukarıda bahsettiğim önlemleri alın. Internet’e konan her dosyaya herkesin bir gün ulaşabileceğini unutmayın. En azından biri dosyanızı ele geçirirse şifreli bir dosya ele geçirsin. Daha kolay hedefler varken, yıllarca sizin dosyanızı kırmak için uğraşması daha düşük ihtimaldir.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-2017, 22:21   #6
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 58
Mesaj: 16,753
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 2,505
Thanked 322 Times in 262 Posts
Varsayılan

Dropbox ya da google cloud gibi kotrolü tamamen kendinizde olan kişisel ya da kurumsal bulut deoplama sisteminiz olamsını istermisiniz. Üstelik barındırma ücreti dışında hiçbir extra ücrette ödemeden

PHP + MYSQL alt yapısnı kullanan ve ücretsiz olan Owncloud yazılımı ile özel bulut sunucunuzu kurabilirsiniz. Bir hosting firmasından kiralayacağınız bir sunucuya kurabileceğiniz gibi firmanızın içinde dahili bir sunucuda da kurabilirsiniz.
İlk akla gelen kurduğum sistem dropbox ya da google cloud vb servislere göre ne kadar güvenli olacak. Gerekli yapılandırmayı yapıp, güncellemeleri takip ettiğinizde çok fazla kişinin haberdar olamdığı bir sistemin saldırıya uğraması dropbox vb servislere göre daha güvenlidir. Birde son günlerde Dünya gündemini sarsan Prism skandalında ABD merkezli bulut sistemlerindeki verilere ABD ve ingiltere Güvenlik birimlerinin doğrudan erişebildiği ortaya çıkmıştı. Kendi bulut sunucunuz sayesinde Koca kulaklardanda verilerinizi bir nebze korumuş olursunuz.

Owncloud bulut sistemini kurduğunuzda masaüstü, browser ve mobil cihazlardan erişebilirsiniz. Kurulumu ve yapılandırması kolaydır. Paylaşımlı hostinglerde problem yaşayabilirsiniz. Bu nedenle kontrolü kendinizde olan kiralık, bulut ya da gerçek bir suncuya kurmanızda fayda var.
Owncloud Sisteminin Genel özellikleri

Açık kaynak kod yapısı
PHP-MYSQL alt yapısı
Masaüsütü, web ve mobil uygulama desteği
Türkçe dil desteği
Eklentilerle genişletilebilen özellikler
Dosya paylaşımı
Kullanıcı bazlı paylaşım
Link bazlı paylaşım
Paylaşım süresini belirleme
Paylaşıma şifre koyma

Dosya versiyonlama
Dosya arama
Adres defteri
Takvim ve takvim paylaşımı
Görevler
Çoklu ortam oynatma
Resim galeri
İmpress.js sunumlarını esktra bir dosyaya gerek kalmadan görüntülüleyebilme
Yerimi
Url kısaltma
LDAP yetkilendirme
Sürükle bırak dosya yükleme
Harici bulutlardan veri çekme ( dropbox, amazon)
Online doküman görüntüleme (pdf, odt)
Android ve IOS istemcisi
Windows, mac ve linux istamcisi
EsFile Explorer ile 3. Parti yazılımlarda erişebilme
Webdav ile moodle ile entegre çalışabilme

Buradan indireceğiniz kurulum dosyasını web sunucuna yükleyin ve www.siteisminiz.com/setup-owncloud.php yazarak kurulum adımlarını izleyin. ( Kurulum ve yapılandırma işlemi video ders olarak anlatılacaktır)
Masa üstünden erişim ve sürükle bırak dosya yükleme buradan işletim sisteminize uygun sync-clients uygulamasını indirin

http://owncloud.org/sync-clients/

Iphone Owncloud uygulaması

Android Owncloud uygulaması


Owncloud Ekran görüntüleri
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-2017, 22:29   #7
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 58
Mesaj: 16,753
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 2,505
Thanked 322 Times in 262 Posts
Varsayılan

Bulut Sunucu (Cloud Web Hosting) nedir?


Bulut sunucu müşteri nerede ise sanal sunucunun orada olduğu web hosting türüdür. Kaynağı dinamik bir şekilde ihtiyaca göre ayarlanabilen bir altyapıya sahiptir. Kısacası, sizin web sitenizin asla kapanmayacağı anlamına gelir. Eğer daha fazla alan veya bant genişliği gerekiyorsa, bulut hosting barındırma ihtiyaçlarına uygun şekilde otomatik olarak ayarlar. Daha az kaynak gerekiyorsa, çok çabuk uyum sağlar. Ve en iyi tarafı ise, size her ay sadece kullandığınız kadar ödemeyle mükellef tutar.

Bulut web hosting temeli; Bulut hosting, kişisel ya da kurumsal web site barındırmak için mükemmel bir çözümdür. Kaynak kullanımı ayarlanabilir. Web hosting hizmeti için çok fazla ödeme yapıp çok az kaynak kullanma gibi sorunları ortadan kaldırır. Bulut Web siteleri, birden fazla sunucu üzerinde olduğundan, kaynağa ihtiyacınızı duyulduğu an, istediğiniz kadar kaynağa erişmeniz mümkündür.

Bulut web hosting faydaları; Bulut web hosting, günümüzün web hosting türlerine göre yeni bir kavramdır, ama pek çok özelliğiyle ağır basmaktadır.

Ölçeklenebilirlik: Klasik web hostinglerde kaynak yetersiz geldiği zaman siteniz kapanır, ya da ekstra ödeme yapmadan kaynak yükseltilmesine gidilmez. Bulut barındırmada daha fazla alan, bant genişliği ve sunucunuza ekstra kaynak gerekiyorsa otomatik olarak size verir. Kaynak ihtiyaçlarınızı bulut sunucu karşılar ve buna göre bir ödeme çıkarır.

Etkin maliyet: Sadece ne kadar kaynak kullanırsanız o kadar ödeme yapmanız, talep edilir. Hiçbir zaman kullanmadığınız kaynaklar için para ödemezsiniz. Örnek verecek olursak klasik web hosting sunucularında 3 gb trafik limiti aldığınız zaman, o ay sadece 1 gb trafik limiti kullansanız bile, 3 gb trafik limitinin, ücretini ödemeniz gerekecektir. Bulut sunucuda, sadece kullandığınız kadar ödersiniz.

Daha güvenilir: Web siteniz, birden çok sunucu üzerinde barındırılır ve biri kapanır ise diğer sunucu devreye girer. Web siteniz hiçbir etkilenme yaşamadan daima çalışmaya devam eder.

Sizin için en uygun hosting, bulut hosting mi? Bulut barındırma, kişisel ve firma web siteleri olmak üzere binlerce kişi tarafından kabul edilmiş ve barındırma alanında büyümeye devam ediyor. Güvenilir olması ve ihtiyaçlarınıza göre ayarlanabiliyor olması tercih nedenidir. Çok az kaynak isteyen web siteleri için bulut hosting her zaman avantajlı olmaya bilir. Eğer portallar, blog ya da kurumsal web sitesi için kuşku yoktur ki bulut web hosting mükemmel bir tercih olacaktır. Daha küçük, kişisel web siteleri için bulut web hosting henüz erken olabilir, ama teknoloji ilerledikçe bulut hosting her türlü web sitesi için uygun olup olmadığı daha net ortaya çıkacaktır. Herkes gelecekte, web sitelerini bulut sunucu üzerinde barındırıyor olacak.
Mehmetkarahanlı is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Konu Araçları
Görünüm Modları

Forumdaki Yetkileriniz
Konu açma yetkiniz yok
Konularda cevap yazma yetkiniz yok
Eklenti yükleme yetkiniz yok
Kendi mesajlarınızı düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş



Saat 07:00.


Powered by vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.