Mach1 Digital Community

Geri Git   Mach1 Digital Community > İnternet - Bilgisayar - Multimedia > E-Kitap (E-Book) - Döküman Arşivi > Tarih - Aktüalite - Felsefe
 

Forum içerisinde "Digiturk, D-Smart" gibi Yerli Platformları kapsayan, bunlarla ilgili "Kart paylaşım (Card Sharing), Iptv adresi , Key, Şifre, Dosya" içerikli her türlü açık alanda yazışma yasaktır ! Tespiti durumunda ilgili kişiler forumdan süresiz uzaklaştırılacaktır ve talep durumunda resmi mercilere bilgileri verilebilecektir lütfen bu konularda kurallara uyalım.
** SERVER ÜYELİK SÜRELERİ BİTENLER KAPATILDI YENİLEMEK İÇİN ÖZEL MESAJ ATIN** Cccam Özel Pay Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...Üyeliklerini yenileyen ve yeni üyelere artık 2 farklı CCcam server verilmektedir..
** IPTV+ CCcam Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için** buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...
 
 

   

   

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 21-03-2011, 18:37   #41
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan Yeni bir antik kent doğuyor

Gaziantep'in Suriye sınırındaki mayınlı saha içinde bulunan tarihi Karkamış Antik Kenti'nde mayınların temizlenmesi çalışmaları tamamlandı.


Tarihi MÖ 3 bin yıllarına dayanan Karmamış'ta toplam 663 bin 800 metrekarelik alanda mayınlar elle temizlendi. 1200 mayın çıkarıldı ve imha edildi. Dünya tarihinde ilk yazılı anlaşma olan Kadeş Anlaşması'nın yapıldığı yer olan Karkamış'ta, mayın temizleme sırasında bulunan sikke ve tarihi değeri henüz tespit edilemeyen bazı eserler de Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Bir taraftan Japonya diğer taraftan İtalya'nın kazı çalışmalarının kendi ülkelerindeki arkeologlara verilmesi için çaba gösterdiği Karkamış Antik Kenti'nde kazılara bu yıl başlanması planlanıyor.
Gaziantep İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Cafer Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu bölgenin askeri ve mayınlı bölge olduğunu ifade ederek, Genelkurmay, Milli Savunma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Valiliği'nin 2 yıl önce ortak protokol imzalandığını, bu işin İl Özel İdaresi tarafından yürütülmesine karar verildiğini anımsattı.
Yılmaz, ihaleyi kazanan Nokta Yatırım Limited Şirketi'nin mayın temizleme işini tamamlandığını bildirdi.

-''BULUNAN SİKKELER MÜZEYE VERİLDİ''-
Yılmaz, antik kenti turizme kazandırmayı amaçladıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
''Büyük bir başarının altına imza attık. Elle temizleme dünyada bir ilk. Aynı zamanda kazasız belasız bitirmek de ayrı bir gurur. 1200 civarında mayın çıkarıldı ve imha edildi. Gerek mayın temizleme ve imha gerekse mayın temizleme sonrası kalite kontrol işi BM standartlarına göre yapıldı. Şu an alana giriş çıkışlara oradaki karakol bakıyor. Özel güvenliği bulundurmaya da devam ediyoruz.
Bu hafta geçici kabulünü yaptık. Orası Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devrolacak.
Nisan ayında resmi işlemler tamamlanır. Bakanlığın bu yıl kazılara başlamasını bekliyoruz. Biz bunu öngörerek Özel İdare'nin 2011 bütçesine 100 bin lira kazı parası koyduk. Çok büyük bir bütçe değil ama en azından başlangıç için yerel desteğin var olduğunu göstermek istedik. Bu sezon kazı çalışmasını başlatabilecek bir bütçeleme var.''
Mayın temizlemesi sırasında sıkı bir denetim kontrol mekanizması kurduklarını, arkeologların çalışmaları sürekli izlediğini belirten Yılmaz, ''Bulunan sikkeler ve tarihi değeri henüz belirlenemeyen bazı eserleri, Müze Müdürlüğü'ne teslim ettik'' dedi.

-''BÖLGE 10 MİLYONDAN FAZLA TURİST ÇEKEBİLİR''-
Karkamış'ın tarihinin MÖ 3 bin yıllara dayandığına, dünyada ilk yazılı anlaşmanın yapıldığı ve ilk savaş aracının kullanıldığı muhteşem bir yer olduğuna işaret eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir tarafı Fırat Nehri, karşı tarafı Şanlıurfa ve güneyi Suriye çok otantik, çok bakir bir alan.
Gaziantep için Türkiye için büyük bir fırsat. Umarım onu elbirliği ile turizme kazandırırız. Karkamış aslında Zeugma'dan eski tarihe sahip. Kentin dört bir tarafı milattan önceki dönemlerde yaşamış değişik kültürlerden değişik kentlerden kalan zengin bir miras.
Gaziantep olarak İl Özel İdaresi olarak kültür ve tarih turizminin öneminin farkındayız. Bütçe ve insan kaynağı anlamında var gücümüzle bu potansiyeli ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.
Gaziantep turizmi 800 binlere geldi, bu bireysel çabalarımız sonuç verirse 1 milyon turisti de geçeriz.''
Gaziantep, Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Mardin ve Şanlıurfa'nın bir havza olarak turizm pastasından daha çok pay alabileceğini vurgulayan Cafer Yılmaz, bu bölgenin 10 milyondan fazla turist çekebileceğini kaydetti.

-''KAZI İÇİN ÇOK TALEP VAR''-
Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürü Salih Efiloğlu da, Karkamış'ta büyük bir medeniyet ve tarihi kalıntı olduğunu, bu kültür mirasını gün yüzüne çıkarıp turizme ve ekonomiye kazandırmak istediklerini söyledi.
Kazı için gelen talepleri Kültür ve Turizm Bakanlığının takip ettiğini belirten Efiloğlu, ''Çok talep var.
Ağırlıklı olarak Japon ve İtalyan üniversitelerinden talep var. Bakanlığımız, Gaziantep Üniversitesi'nin de mutlaka işin içinde olmasını istiyor. Şu anda çalışmalar devam ediyor'' dedi.
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-03-2011, 11:55   #42
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan Bu buluş Hıristiyanlık tarihini değiştirebilir!

Ürdün’de bir mağarada ele geçirilen kalıntıların İncil ayetleri olabileceği iddiası Hıristiyan âlemini harekete geçirdi.



Parşömen kâğıtta yer alan yazıtın İbranice ve bundan yaklaşık 2 bin yıl önce yazılmış olduğunun öğrenilmesi iddiayı güçlendiriyor.

Uzmanlar yazıtın Hıristiyanlık dininin ilk ayetleri olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Ayetlere benzer 70 ayrı kuralı da içeren yazıtta ayrıca İsa Peygamber’den ve onun dirilişinden bahsedilen bölümler de bulunuyor.

Bazı din bilginleri ise kalıntıların İsa’nın çarmıha gerildiği dönemi anlattığını düşünüyor.

Bulgulardan alınan örnekler, incelenmek üzere Oxford Üniversitesi laboratuvarlarına gönderildi.
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-2011, 13:07   #43
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan Dev tavşanın gizemi

N. Rex, günümüzdeki tavşanlardan altı kat daha iriydi; ama zıplayamıyordu.




İspanya’da bulunan dev tavşan fosilinin gelmiş geçmiş en iri tavşan türüne ait olduğu açıklandı. Günümüzdeki tavşanların aksine zıplayamayan bu türün herhangi bir düşmanı da bulunmuyordu.
Katalan Paleontoloji Enstitüsü’nden Dr. Josep Quintana ve arkadaşları Nuralagus rex adı verilen yeni tütrün 3 ile 5 milyon yıl önce Minorka adasında yaşadığını açıkladılar. Günümüzdeki tavşanlardan altı kat daha iri olan bu türe bulunduğu adadan yola çıkarak Minorka’lı Kral Tavşan da deniyor.
Quintana ve arkadaşları N. Rex’in omurgasının modern tavşanların uzun ve esnek omurgalarına kıyasla kısa ve sert olduğunu ve N. Rex’in zıplama yeteneğini kaybettiğini öne sürdüler.
N. Rex’in atalarının ilk olarak 5.3 milyon yıl once Minorka’ya geldikleri düşünülüyor. Messinian adı verilen bu jeolojik dönemde Akdeniz’in kuruması sonucunda İspanya’nın Balearik adaları Avrupa ve Afrika kıtalarına kara yoluyla bağlanıyor. İlk N. Rex’in de Minorka’ya kara yoluyla geldiği belirtiliyor.
Denizler yükselince Minorka tekrar bir ada haline geliyor. Adada kendisi için tehdit oluşturacak hiçbir canlı kalmayınca N. Rex normal boyunun 10 katına ulaşıyor. Aynı dönemde bir yarasa, irice bir fındık faresi ve dev bir kaplumbağa türünün de adada yaşadığı biliniyor. Kendini savunmaya gerek duymayan tavşanların zaman içinde görme ve duyma yetileri de kayboluyor. Göz çukurları ve kulaklar da zaman içinde ufalmaya başlıyor.

“ADA KANUNU”

Araştırmacılar bu fiziksel değişimlerin arkasında “ada kanunu” denilen durumun etkili olduğunu düşünüyorlar. Buna göre adalarda bulunan büyük hayvan türleri fiziksel olarak küçülürken küçük hayvan türleri de giderek irileşmeye başlıyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde adalarda küçük fil ve insanlara rastlandığı biliniyor.
Amerikan Doğal Tarih Müzesi’nden paleontolojist Dr. Lucja Fostowicz-Frelik’e göre de dev tavşan ada kanunu bir kez daha kanıtlıyor. Fostowicz-Frelik: “Yüzlerce kiloya ulaşabilen dev kemirgen türlerinden sonra tavşangiller (lagomorph) için de bu durumun geçerli olduğunu görüyoruz.”
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-03-2011, 20:33   #44
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan 'Sahra'nın Gözü' hayrete düşürüyor! (Resimli)

Moritanya'da bulunan 'Sahra'nın Gözü' görenleri hayrete düşürüyor.

Moritanya'nın Vadane şehrinde bulunan 'Sahra'nın Gözü' adı verilen jeolojik yapı görenleri hayrette bırakıyor.

Uzaydan bakıldığında gözü andıran yapı, 1965 yılında Gemini 4 astronotları McDivitt ve White tarafından keşfedilmiş. Daha sonra, ilginç şekil astronotlara yön tayin etmede de yardımcı olmuş.

50 km çapındaki ilginç yapıyı yerden fark etmek ise mümkün değil.

"Richat Yapısı" denilen 50 kilometre çapındaki dairesel yapının, önceleri meteor taşının düşmesi sonucu oluştuğu düşünülse de coğrafyacılar tarafından jeolojik zamanda su ve rüzgar erozyonundan oluştuğu belirlenmiş.

İlginç yapının yan kısımları, tortul kayaçlardan oluşurken, ortasındaki dairesel yapılar ise 600 milyon yıllık bazalt ve volkanik taşlardan oluşuyor. Ancak yapının neden dairesel bir şekil aldığı ise gizemini koruyor.









________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-03-2011, 12:59   #45
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan 1800 yıllık sır çözüldü!

Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde, Gümüşlük'ten yürüyerek geçilen dünyaca ünlü Tavşan Adası'ndaki kazılarda kilise kalıntıları arasındaki mezarlarda bulunarak gün ışığına çıkarılan ve Bodrum Sualtı Müzesi'nde koruma altına alınan kafatasları üzerine çakılan çivilerin sırrı anlaşıldı.


Uludağ Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı olan kazı başkanı Prof. Dr.
Mustafa Şahin, yapılan tespitlere göre, M.S. 3’üncü yüzyıla etiketlenen mezarlardaki kafataslarının, Hristiyanlığı yaymak için görevlendirilen 40-45 yaş arasındaki misyonerlere ait olduğunu ve beden iskeletlerinin bulunmadığını belirtti.

Bodrum’a bağlı Gümüşlük beldesinde Uludağ Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi Necmi Erol denetiminde devam eden ’Antik Myndos Kentini Kurtarma Kazıları’ kapsamında, sahilden 150 metre yürüyerek geçilen Tavşan Adası’nda geçen yıl ağustos ayında bulunan çivi çakılmış sekiz ayrı kafatası üzerinde Burdur Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde antropologların da katılımıyla yapılan incelemeler sonuçlandı.

ADADA VAHŞET YAŞANMIŞ

Kazı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Tavşan Adası’nda kilise kalıntıları arasındaki mezarlarda bulunarak gün ışığına çıkarılan ve Bodrum Sualtı Müzesi’nde koruma altına alınan kafatasları üzerinde yapılan araştırmalarda, vahşetin gözler önüne serildiğini söyledi.
Yapılan tespitlere göre, M.S. 3’üncü yüzyıla etiketlenen mezarlardaki kafataslarının 40-45 yaş arasındaki kişilere ait olduğunu ve beden iskeletlerinin bulunmadığını belirten Prof. Dr. Şahin, şunları söyledi:
"Geç Antik Dönem’e ait olan kafataslarında yapılan incelemelerde, esir alınan insanların kafalarına çivi çakılmak suretiyle öldürüldükleri, daha sonra başlarının kesildiği ve ibreti alem olsun diye büyük bir olasılıkla halka gösterildiği ve gömüldüğü ortaya çıktı.
Romalılar döneminde Hristiyanlığı yaymaya çalışanlara uygulanan zulüm ve vahşet gözler önüne serildi."
Adada yapılan kazı çalışmalarında farklı mezar kalıntılarına da rastlandığını, ancak bunların henüz açılmadığını ifade eden Prof. Dr. Mustafa Şahin, "Bu mezarların ve vahşetin devamı olabilir diye düşünüyoruz. Hristiyanlık tarihini aydınlatacak daha detaylı bilgilere ulaşma fırsatını yakaladık. Bu nedenle kazı alanını koruma altına alarak geçişleri yasakladık.
Çalışmalar tamamlanıp Tavşan Adası turizme açıldığında muhtemelen önce Hristiyanların büyük ilgisini çekecek ve yoğun bir şekilde dini ziyaretler başlayacak" dedi.

KURU FASULYE DEĞİL, TARİHİN İLK HAYVAN İLAÇLARINDAN BİRİ

Bu arada, Tavşan Adası’ndaki mezarlardan birinde bulunan kuru fasulye benzeri taneler üzerinde yapılan bilimsel araştırma da tamamlandı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Özgen, bu tanelerin hayvanların sindirim sistemlerinde meydana gelen bozukluklarda ilaç olarak kullanılan bir bitki olduğunu söyledi.
Bitkilerin çok iyi korunmuş durumda olduğunu anlatan Prof. Dr. Özgen, "Tanelerin, döneminde bulunan ve zehirli olarak bilinen, ancak başta atlar olmak üzere, birçok büyükbaş hayvanın sindirim sistemindeki bozukluklarda kullanılan bir bitki olduğunu tespit ettik.
Bu tespitlerimizi önümüzdeki aylarda yazacağımız kitapta daha detaylı olarak açıklayacağız. Hayvanlarda ilaç olarak kullanılan tarihin en eski bitkilerinden biri olması nedeniyle önemli bir çalışma olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-04-2011, 11:52   #46
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan İnsanlık tarihini değiştirecek keşif! (Resimli)

Ürdün'de mağaranın içinde keşfedilen metal levhalar üzerine yazılmış kutsal metinlerin İncil'de bahsedilen kayıp nüshalar olabileceği düşünülüyor.

Ürdün'de bir mağaranın içerisinde keşfedilen 70 metal kitap insanlık tarihini değiştirebilir.

Uzmanlar, kitapların en az 1947 yılında keşfedilen Ölü Deniz Yazmaları kadar büyük öneme sahip olduğunu söylüyorlar.

Beş yıl önce Ürdün'de bir mağarada keşfedilen kitapların, MS. 70 yılında Kudüs'ün düşüşünün ardından kaçan Hristiyan mültecilerin izlediği yol üzerinde bulunması da bu konudaki şüpheleri artırıyor.

Yapılan testler, kitapların milattan sonra ilk yüzyılda yazılmış olabileceğini gösteriyor.

Kitapların bir kredi kartından büyük olmayan sayfalarında Hz. İsa'yı, çarmıha gerilmesini ve yeniden dirilişini anlatan resim, sembol ve yazılar bulunuyor.

Kitapların büyük bir kısmının mühürlenmiş olması da, akademisyenleri bunların İncil'de bahsedilen kayıp nüshalar olabileceğini düşünmeye itti.

Uzmanlar kitapların yazıldığı tarih kesinleşirse, bunların Hristiyanlık dininin en eski belgeleri olabileceğini söylüyorlar.




Hz.İsa'nın ilk resmi bu mu?

2000 yıla yakın zamandır bir mağarada duran 70 antik kitap günışığına çıktı. Hz. İsa'ya ait en eski resim bu kitaplardan birinin kapağında olabilir.

Tanıdık bir görüntü; uzun kıvırcık saçları olan, sakallı bir adam... Galilee Denizi'ne bakan bir mağarada bulunan 70 kitaplık istif İncil tarihçilerini heyecanlandırdı.

Yakın zaman önce keşfedilen antik kitapların kapaklarından birinde Hz. İsa'ya ait olduğu iddia edilen ve peygamberin yaşadığı dönemde onu tanıyan biri tarafından yapıldığı düşünülen bir portre bulunuyor.

Kredi kartından biraz daha küçük olan kitapçık dört tarafından da mühürlenmiş ve hem ön hem arka kapağında üç boyutlu bir insan kafası var. Figürlerin biri sakallı diğerinde ise sakal yok.

Resimlerin altında eski İbranice metinler yazıyor ancak bunlar henüz tamamen deşifre edilemedi. Tercüme edilen kitapçıklardan biriyse 'İsrail'in kurtarıcısı' adını taşıyor.

Mağaranın sahibi kitapçıkları satmayı reddettiği için sadece 2 kitapçık test için İngiltere ve İsviçre'ye gönderildi. Araştırma Ürdün'ün Saham bölgesinde bulunan kalıntıların orijinal olduğunu ortaya çıkardı.



________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :


Düzenleyen : collo1 - Tarih : " 07-04-2011 " - Saat : 10:35
collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-04-2011, 10:38   #47
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan 8 milyon köpek mumyası!

Mısır'daki bir yeraltı mezarının gizli geçitlerine ulaşan uzmanlar, tam sekiz milyon köpek mumyası buldu




Mısır çöllerinde keşfedilen mezarın altındaki gizli geçit labirentlerini araştıran uzmanlar, milyonlarca köpeğin mumyalanmış kalıntılarına ulaştılar.

Yeraltı mezarlarının sekiz milyon köpeğin kalıntılarını barındırdığı düşünülürken, çoğu hayvanın daha sadece birkaç saatlikken kurban edildiği keşfedildi.

Kimi köpeklere de, çakal başlı tanrı Anubis'in yeryüzündeki temsilcileri gözüyle bakıldığı ve yakındaki tapınakta yaşayıp, ölümlerinin ardından mumyalanıp, mezarlara konulduğu tahmin ediliyor.
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-04-2011, 18:31   #48
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan Bilim insanlarını şaşırtan keşif!

Arkeolojik kazıda keşfedilen 5 bin yıllık insan iskeleti, bilim insanlarını çok şaşırttı.



Çek Cumhuriyeti'nde yapılan arkeolojik kazılar sırasında bulunan ve yaklaşık 5 bin yıllık olduğu tahmin edilen bir erkeğe ait iskelet, araştırmacıları oldukça şaşırttı.

Arkeologlar bulunan iskeletin bir erkeğe ait olduğunda hemfikirler, ancak bu mağara adamının ilk "eşcinsel" insanlardan olabileceğini düşünüyorlar.

O dönemde erkeklerin sağ tarafları üzerine yatırılarak ve kafaları batıyı gösterir halde, kadınlarınsa sol tarafları üzerine ve kafaları doğuyu gösterir halde gömüldüğünü söyleyen araştırmacılar, bulunan erkek iskeletinin sol tarafı üzerine yatırılarak ve kafası doğuyu gösterir halde gömüldüğünü belirtiyorlar.

Aynı zamanda, erkeklerin silahları, balta ve bıçaklarıyla gömüldüğü çağlarda, kadınların da kolyeler, hayvanlar, küpeler ve çömleklerle gömülürken, sözkonusu mezardan silah yerine çömlek ve kaplar çıkarılması da, "eşcinsel" mağara adamı iddiasını güçlendiriyor.

Ölünün gömülmesi sırasında hata yapılmadığına inanan arkeologlar, o zamanlarda cenazelere büyük önem verildiğini ve bu tür bir hatanın mümkün olamayacağı görüşünde.

Ekip üyelerinden Katerina Semradova, Mezolitik dönemden kalma bir mezarda bulunan kadın savaşçının da erkek gibi gömülmüş olduğunu hatırlatıyor.
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-05-2011, 20:40   #49
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan 5 bin yıllık sır çözüldü!

Domaniç-İnegöl karayolunda her yıl ilkbaharda yüzlerce kurbağanın birbirlerinin sırtına binmiş şekilde yollara dökülmesi, höyük kazısında bulunan ve 5 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen kurbağa figürlü içki kabının sırrının çözülmesini sağladı.


Kütahya merkeze 25 kilometre uzaklıktaki Seyitömer Höyüğü kazısını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen başkanlığındaki ekip, geçen yıl topraktan yapılmış içki kabı buldu.

Kabın, iki küçük kurbağanın, bir büyük kurbağanın sırtına binmiş şekilde figürle oluşturulmasına başlangıçta bir anlam veremeyen Prof. Dr. Bilgen, bir yerel gazetede yer verilen ve Domaniç-İnegöl karayolunda yollara dökülen kurbağaların fotoğraflarını inceleyince ilginç bir sonuca ulaştı.

Prof. Dr. Bilgen, 5 bin yıl öncesine ait figürün, kurbağaların ilkbahar aylarındaki çiftleşme döneminde gruplar halinde araziye dağılmalarıyla ilgili olduğunu fark etti.
Kurbağaların eski devirlerde bölgede yaşayan insanlar tarafından kutsal varlıklar olduğu bilgisine ulaşan Prof. Dr. Bilgen, içki kaplarının da bu düşünceden hareketle yapıldığını belirledi.

''BUNA BENZER DÜNYADA BAŞKA BİR BULUNTU YOK''
Prof. Dr. Bilgen, geçen yıl buldukları kurbağa figürlü içki kabının, Kütahya Arkeoloji Müzesinde sergilendiğini söyledi.

Fotoğraflarını gördüğü birbirini sırtında taşıyan kurbağaların bilimsel bir bulguya ışık tuttuğunu ifade eden Prof. Dr. Bilgen, şöyle konuştu:
''Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyit İşletmesi (SLİ) Müessesesi havzasındaki Seyitömer Höyüğü'nde kazıları yaklaşık 5 yıldır sürdürüyoruz.
Burada geçen yıl Erken Tunç Çağına ait tapınakta bir içki kabı bulduk. Bu kap, bir büyük kurbağanın sırtına binmiş iki küçük kurbağadan oluşuyordu. Bunu araştırdık. Dünyada çeşitli hayvan figürlerinden sunu kapları vardı ancak ilk kez Seyitömer'de rastlanan kurbağa formundaki kaplarının esin kaynağına ulaşmamız bizi heyecanlandırdı.
Ryton denilen bu kaplar, eski çağlarda tanrılara içki sunulan özel kaplardır. Buluntu, Domaniç-İnegöl karayolunda görülen ve bu bölgede halen yaşadıkları anlaşılan aynı tür kurbağalarla anlam kazandı. Tesadüfen gördüğüm fotoğrafla önemli bir konu aydınlandı.
Hala bölgede yaşadığı anlaşılan kurbağalar, bize o dönemlerde de yaşayan bu kurbağaların esin kaynağı olduğunu gösterdi. Buna benzer dünyada başka bir buluntu yok.
Anlaşılan o ki, bölgede yaşayan bu tür, Erken Tunç Çağı insanını 5 bin yıl önce etkilemiş. Bu, tabiatın görkeminin, tabiatı gözlemenin inanca yansımasının bir örneği olarak karşımıza çıktı.''

GECELERİ YOLLARA DÖKÜLÜYORLAR

Bahar aylarında geceleri yollara dökülen kurbağalara, Türkiye'de olduğu gibi dünyanın çeşitli ülkelerinde de sıkça rastlanıyor. Hatta bazı ülkelerde çiftleşmek amacıyla birbirlerini sırtlarında taşıyarak dereye ulaşmaya çalışan kurbağaların yoğun olduğu karayolları bir süreliğine ulaşıma kapatılıyor.
Çiftleşme dönemine rastlayan nisan ve mayıs aylarında araziye dağılarak bir bölümü karayollarında görülen kurbağalar, bilim insanlarını olduğu gibi sürücüleri de şaşırtıyor.
İkişerli ya da üçerli gruplar halinde birbirlerini sırtında yolun karşısına taşıyan kurbağalar, Domaniç-İnegöl karayolunun yolunun Kocayayla mevkisinde bahar aylarında geceleri görülüyor. Yoldan karşıya geçmeye çalışan yüzlerce kurbağa ilginç görüntüler sergiliyor.
Dünyanın diğer ülkelerinde yollarda görülen kurbağaların birbirlerinden ayrı olarak bulunduğu, birbirlerinin sırtlarına binmiş şekilde yollarda bulunmalarının sadece Domaniç ve İnegöl'e özgü olduğu iddia edildi.
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-05-2011, 17:56   #50
collo1
Informant
 
collo1 kullanıcısının avatarı
 
Yaş: 35
Mesaj: 6,233
Üye No: 71310
Giriş: 21-03-2008

Uydu Alıcısı: NEX YE 2000 CIS SUPER PLUS ,19500 superior cis nexmachine 3d super

Thanks: 472
Thanked 109 Times in 78 Posts
Varsayılan İran'da esrarengiz bir hayvan leşi bulundu.

İran'ın resmi haber ajansı İRNA, ülkenin kuzeyindeki Meşkinşehr kentine bağlı 'Ak Bulak' köyü kırsalında köylüler tarafından kuşa benzeyen garip bir hayvan ölüsü bulunduğunu duyurdu.


Hayvan ölüsünün bölgede yapılan yasadışı hafriyat sonucu ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Yetkililer, ilk belirlemelere göre hayvanın milyonlar yıl önce nesili tükendiği sanılan bir dinozor ailesinden geldiği belirtirken, kesin sonuçların belirlenmesi için labratuvar incelemelerinin sonucunun beklenmesi istendi.

Haberde, bulunan hayvanı kaçırmak isteyen iki kaçakçının da güvenlik güçleri tarafından yakalandığı aktarıldı.
________________________________________________________________________________

TÜRKSAT 4A ŞEBEKE TARAMA FREKANSLARI :

collo1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Konu Araçları
Görünüm Modları

Forumdaki Yetkileriniz
Konu açma yetkiniz yok
Konularda cevap yazma yetkiniz yok
Eklenti yükleme yetkiniz yok
Kendi mesajlarınızı düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş



Saat 21:24.


Powered by vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.