Mach1 Digital Community

Geri Git   Mach1 Digital Community > İnternet - Bilgisayar - Multimedia > İnternet Dünyası > Haberler - Yenilikler
 

Forum içerisinde "Digiturk, D-Smart" gibi Yerli Platformları kapsayan, bunlarla ilgili "Kart paylaşım (Card Sharing), Iptv adresi , Key, Şifre, Dosya" içerikli her türlü açık alanda yazışma yasaktır ! Tespiti durumunda ilgili kişiler forumdan süresiz uzaklaştırılacaktır ve talep durumunda resmi mercilere bilgileri verilebilecektir lütfen bu konularda kurallara uyalım.
** SERVER ÜYELİK SÜRELERİ BİTENLER KAPATILDI YENİLEMEK İÇİN ÖZEL MESAJ ATIN** Cccam Özel Pay Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...Üyeliklerini yenileyen ve yeni üyelere artık 2 farklı CCcam server verilmektedir..
** IPTV+ CCcam Server Hakkında Üyelik ve bilgi almak için** buraya tıklayarak özel mesaj atabilirsiniz...
 
 
160929_wetekplay2_knowmore.gif

   

   

Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 27-01-2017, 18:25   #1
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Thumbs up Sağlık gündemindeki yeni gelişmeler

Sağlık Bakanlığı, Herkesin Anında Şikayet Etmesini Sağlayacak Mobil Uygulama ‘Yeşil Dedektör’ü Tanıttı!
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yetkililere eşzamanlı olarak ‘Dumansız hava sahası’ ihlallerinin bildirilmesini sağlamak amacıyla ‘Yeşil Dedektör’ isimli bir uygulamanın geliştirildiğini duyurdu.
Dumansız hava sahası kapsamında vatandaşların yardımcı olmasını sağlayacak ‘Yeşil Dedektör’ isimli bir uygulama geliştirdiklerini belirten Sağlık Bakanı Recep Akdağ, aynı sistemin Avustralya’da uygulandığını ve başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.

‘Dumansız hava sahası’nın kapsam alanına üzeri açılıp kapatılan alanların da gireceğini belirten Akdağ, "Tente meselesiyle ilgili tedbirimizi almış durumdayız. Kapatılabilir bir alan varsa oranın açık olması yasal olarak bir şeyi değiştirmiyor. Orası bize göre kapalı. Orası kapatılabilir ise burası da kapalı alan. Yani yasada bir arıza yok, takipte arıza var. Bu görev valilerin görevidir. Yani bu işi takip etmek valilerimizin görevidir" şeklinde uyarılarda bulundu.

Sigarayla mücadele çalışmalarında teknolojiden en iyi şekilde yararlanmak istediklerini, bu kapsamda da Yeşilay ile ‘dumansız hava sahası’ ihlallerinin yetkililere bildirilmesini sağlayan ‘Yeşil Dedektör’ adında bir uygulama geliştirdiklerini belirten Akdağ, "Şimdi kapalı mekanda sigara içildiğinde ne yapıyorsunuz 'Alo 184'ü arayıp, 'Şurada sigara içiliyor' diyorsunuz. Alo 184, oraya en yakın denetleyiciye haber veriyor. Denetleyici de hemen oraya geçiyor. Buna rağmen iş istediğimiz gibi yürümüyor. Bunun yerine şimdi 'Yeşil Dedektör' uygulamasına girdiğiniz zaman bu bizim sistemimizde konum da bildiren bir uyarı haline dönüşüyor. Doğrudan oraya gideceğiz. Burada vatandaşlarımızın duyarlılığı çok önemli. Vatandaşlarımız 'İçiliyor, ben de sesimi çıkartmayayım.' demeyecek, şikayet edecek" dedi.

Sigara içen ya da içmeyen fark etmez, sonuçta yasak olmasına rağmen kuralların ihlal edildiği her mekanda sigara içimi insanların sağlığı için ciddi tehlikeler doğurur. Bu sebeple Yeşil Dedektör’ün cihazınızda mutlaka yer alması gerekiyor.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:26   #2
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

Sağlıklı Doğal Yaşam İçin Doktorların Tavsiye Edilen Önerileri Sırayla Değerlendirebilirsiniz.

1-Suyu seviniz. Güne iki bardak su içerek başlayıp, gün boyunca 2- 2,5 litre su tüketmeye çalışınız.

2-Her sebze ve meyveyi mevsiminde en az iki defa tüketiniz. Doğanın tamamını kullanmış sayılırsınız.

3-Çocuklar için sütü, büyükler için de özellikle yoğurdu her gün sofranızdan eksik etmeyiniz. Yaşamın sırlarından biri olan probiyotikleri bünyenize almış olursunuz.

4-Hasta olmasanız bile, şifalı otları/bitkileri kullanarak vücut direncinizi (immun sistemi) kuvvetli tutunuz.

5-Evinizde kurutulmuş nane, ıhlamur, adaçayı, kekik, kuşburnu, fesleğen, keten tohumu, zencefil, çörekotu, günlük, yeşil cay ile soğan ve sarımsağı her zaman bulundurunuz. Her gün bunlardan en az birini kullanmaya çalışınız ki bunlar vücudunuzun koruyucu şövalyeleridir.

6-Sarımsak, soğan, tere, maydanoz, nane, dereotu, roka, fesleğen turu yeşillikleri fazla tüketiniz. Bunlar vücudunuzun yakın korumalarıdır.

7-Salatanızı mümkün olduğu kadar çok çeşitten oluşturunuz

8-Hazır çorbalar yerine kendi yaptığınız çorbaları tercih ediniz. Gıdanın en doğalını elde etmiş olursunuz.

9-Kış için ev yapımı domates salçasını tercih ediniz. Domates bize harika bir antioksidandır.

10-Katkı maddeleri içeren gıdaları, mevsim dışı sebze ve meyveleri fazla tüketmeyiniz. Bünyenizi fazla dinamitlememiş olursunuz.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:27   #3
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

11-Yılda dört kez, on beş gün hiç et tüketilmemesi yararlıdır.

12-Günlük 3-4 adet badem, ceviz ve fındık almanız sizi her daim kuvvetli kılar.

13-Haftada en az 2 kez bakliyat ve balık tüketmeğe çalışınız.

14-Sıcak yemekler için toprak, çelik ve cam kapları tercih ediniz.

15-Kış aylarında tulum peyniri, portakal, limon, greyfurt, mandalina ve kuşburnu tüketimini artırınız.

16-Kışın dışarıda işleriniz yoğun ise; güne pekmez içerek başlayınız. Bu uygulama vücudunuzun antifrizidir.

17-Zihinsel çalışıyorsanız kuru üzüm yiyiniz. Beyniniz enerjisiz kalmasın.

18-Ekmek tercihinizi kepekliden yana kullanınız. Bağırsaklar kepekli tam posalarla tanışsın.

19-Her sabah 20 dakika derin nefes alıp verme çalışması yapılması, her nefes alımlarında 4-5 saniye nefesin içimizde tutulması çok yararlıdır. Doğru nefes aldığın kadar hafiflersin.

20-Sabahları ofis ve evinizi 5 dakika tam havalandırarak maksimum düzeyde oksijen, günlük 30 dakika tempolu yürümekle de tüm organlarınızı kazanırsınız.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:28   #4
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

21-Gülmeyi hiç ertelemeyiniz. Ruhunuzun en iyi ilaçlarındandır.

22-Gece uyku ortamının karanlık olması, yorgunluk durumlarında ise öğleyin kısa süreli uykular iyidir. Vücudumuzdaki pek çok restorasyon işlemi gece, kısa süreli uykularda da günlük tamiratlar yapılmaktadır.

23-Fırsat buldukça toprağa çıplak ayakla basınız. Tüm olumsuzluklarınız toprağa geçer.

24-Her gün 5 dakika gözlerinizi kapatıp hiçbir şey düşünmemeyi öğreniniz. Bu sizin yeniden doğumunuz gibidir.

25-Yaşamınız boyunca, vücudunuzu çok kötü üşütmemeye çalışınız.

26-Kahvaltı masanızda balı her daim bulundurunuz. Bin bir çiçeğin özütüdür o.

27-Yağ tercihinizi genelde zeytinyağından tarafa kullanınız. Vücudunuz hep bunu bekler.

28-Kahvaltının mutlaka tam yapılması, öğle öğününün orta, akşam öğününün de hafif alınması her daim iyidir.

29-Tuz ve şekeri bünyenize ölçülü alınız. Bunların azı karar fazlası hep zarardır.

30-Margarinleri fazla kullanmamak cildinize, kalbinize ve damarlarınıza verdiğiniz en büyük ödüldür.

31-Günlük bir elma ve bir havucun bünyenizde harikalar yarattığını unutmayınız.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:28   #5
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

SAĞLIKLI YAŞAM ÖNERİLERİ


Sağlıklı olmak, insan mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesidir. Sağlık genellikle kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma uğrunda çaba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu uğraşın daha doğum öncesi dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir. Doğal olarak bu aşamada yapılması gerekenler, anne ve babalara düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında, sağlığın ve sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine sağlık aktarabileceklerini bilmelidirler.

Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.

Çoğunlukla günlük çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan asıl neden güvenlik duygusudur. Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk koşulu ise bilmektir. Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza yansıtamıyorsak bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye geçemez. Bir sonraki aşama ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır. Bunun için bilgimize dayanan doğru bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu yolla oluşmuştur. Zaman içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:29   #6
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

A- HİJYEN NEDİR, NE ÖNEMİ VARDIR?
Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.



Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik uygulamalarının, çocukluktan sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir. Örneğin; tuvaletten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce ellerin yıkanması bir alışkanlık olmalıdır. Her gün yapılan işler arasında banyo yapma bir başka temizlik uygulamasıdır.

Temizliğin sadece görünür kirlenme olduğunda yapılması yeterli değildir. Örneğin; uykudan uyanınca yüzün yıkanması, çamaşırların değiştirilmesi, gündelik temizlik uygulamalarıdır.



Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası değildir. Gelişmiş toplumlarda kişisel temizlikte en fazla kullanılan malzemelerin başında su ve sabun gelmektedir. Bunun yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları, el ve ayak temizliği ile vücut temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır. Bunların tümü başkalarıyla paylaşılmaması gereken, kişisel temizlik araçlarıdır.

Başta kişinin kendi sağlığı olmak üzere, başkalarının da sağlığını korumanın en önemli aracı temizliktir. Sadece beden temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her ortamı temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:29   #7
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

B- CİLT TEMİZLİĞİ


Vücuda ait kişisel temizlik ile pek çok hastalığın önüne geçilmektedir. Birkaç örnek vermek gerekirse; ishalli hastalıklar, soğuk algınlıkları, cildin mikrobik hastalıkları, cildin mantar, uyuz ve bitlenme gibi parazitlerle oluşan hastalıkları ve bazı allerjik hastalıklar sayılabilir. Uygun vücut temizliği bir çok deri sorununu ve hastalığını önleyici ve ortadan kaldırıcı bir önlemdir.



Kişisel temizlik alışkanlıklarının önlediği diğer bir sorun vücut kokusudur. Vücut kokusu vücut yüzeyinde bulunan mikropların (bakterilerin) teri parçalamasına bağlı olarak meydana gelmektedir. Koku meydana getiren vücut bölgeleri öncelikle ayaklar, kıl köklerinin yoğun olduğu kasık ve koltuk altlarıdır. Her gün banyo yapılamadığı durumlarda koltuk altı önce sabunlu bir bezle, sonra su ile iyice silinmeli ve temizlenmelidir. Deri üzerine daha sonra bir deodorant veya ter önleyici uygulanabilir. Deodorantlar kokuyu sadece maskelerler. Bu nedenle temizlik aracı olarak değil, geçici bir uygulama olarak değerlendirilmelidirler. Giysilere sinen ter kokusu, beden temizliği yapılsa bile, aynı giysinin temizlenmeden tekrar kullanılması halinde kalıcı olur. Özellikle sık yıkanmayan kalın kazaklar kullanılırken bu nedenle özen gösterilmelidir. Vücudun terleme oranının artması kokunun da artması anlamına gelecektir. Ancak insan bir süre sonra kendi kokusuna duyarsızlaşır. Yoğun bedensel çalışma vücuttan çıkan ter miktarının artmasına neden olmaktadır. Bedensel etkinliği fazla olmadığı halde, bazı bireylerin ter bezi salgısı fazla olabilir. Bu durum ergenlik ve menapoz durumlarında özellikle ortaya çıkabilir.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:30   #8
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

C- SAÇ TEMİZLİĞİ VE BAKIMI


Saçlar da baş derisinde bulunan kıl köklerinden uzayarak büyüyen kıllardır. Kıl köklerindeki bezlerden salgılanan maddeler yağlı yapıdadır.



Sağlıklı saçlara sahip olmak için düzenli biçimde yıkanmak gerekmektedir. Saçların fırçalanması dökülen saçlar, kir ve tozları uzaklaştırıcı işlev görmektedir. Normal bir saçın haftada en az bir ya da iki kez yıkanması gerekmektedir. Yağlı saçlar ise daha sık yıkanmalıdır. Saçlar temiz su ile iyice durulandıktan sonra kurutulmadan önce nazik bir biçimde taranmalıdır. Saçların kurulanmasında yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Kurulama işlemi de yumuşak olmalıdır. Eğer sert bir havlu kullanılır ya da çok şiddetli ovulursa saçların uçları çatallanabilir. Saçlar elektrikli kurutucularla kurutulabilir. Ancak kurutucunun saça çok yakın tutulmaması gerekmektedir. Bu durumda saçlı deri ve saçlar fazla sıcaktan olumsuz etkilenebilirler.



Saçların yıkanması için kullanılan sabunların ve şampuanların esasını kolay çözünebilir özellikteki yağ eritici bir madde oluşturur. Şampuanlara ayrıca koku, renk ve yoğunlaştırıcı maddeler eklenir. Bu ek maddeler saçlı deride tahrişe yol açabilirler. Piyasada bulunan şampuanlarda kullanılan bazı maddeler allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle şampuan seçiminde, niteliği bilinmeyen maddelerden kaçınılmalıdır.

Saç diplerinde kepek varsa, sık sık çok sıcak olmayan su ve sabunla yıkamak yararlı olabilir. Saçlar bol su ile iyice durulandıktan sonra da kepeklenme önlenemiyorsa bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır. Hekim önerisi dışında saçlar için yararlı olduğu ileri sürülen maddeler güvenli olmayabilirler. Saç temizliğinde kişisel olarak kullanılan fırça ve taraklar sık aralıklarla sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve durulanmalıdır. Sağlık yararı dışında saçların temizlik ve düzeni, insanlar arasındaki ilişkilerde ve kendini iyi hissetmede etkisi olan olumlu dış görünüş açısından da önemlidir.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:31   #9
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

D- YÜZ, GÖZ VE KULAK TEMİZLİĞİ



Her sabah yataktan kalkıldığında su ile yüzün yıkanması gerekmektedir. Gece uykudan önce, yüzün sabunla yıkanarak temizlenmesi yüz derisi üzerindeki günün kirini arındırır. Cildin doğal kimyasal yapısına uygun sabunlar yüz temizliği için tercih edilmelidir.







Çoğu zaman görme keskinliğinin kaybedildiği farkedilmeyebilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılmalıdır. Görme bozukluğu olanların gözlük yerine kontakt lens kullanması oldukça yaygındır. Bazı kişiler sadece göz rengini değiştirmek için estetik amaçlı kontakt lens kullanırlar. Kontakt lens kullanımında temizlik çok büyük önem taşımaktadır. Bu temizliğe ilk gün nasıl uyuluyorsa kontakt lens kullanıldığı sürece de aynı titizlikle uyulması gerekmektedir.





Bazen güzelliği daha belirgin hale getirmek için başta göz çevresi ve kirpikler olmak üzere makyaj amacıyla yüze sürülen çeşitli maddeler kullanmaktadır. Öncelikle bu maddelerin kaliteli olması çok önemlidir. Buna rağmen göz çevresinde ve yüzde mikrobik ya da allerjik sorunlarla karşılaşılabilir. Makyaj yapılıyorsa her akşam yatmadan önce muhakkak göz çevresinde ve yüzde kullanılan makyaj artıkları uygun krem ve solüsyonlar kullanılarak ya da su ve sabunla temizlenmelidir. Makyaj temizliğinde kullanılan malzemelerin niteliği de en az makyaj malzemeleri kadar önemlidir. Bu tür malzemeler yeterince kaliteli olmadığında cildin yıpranmasına, sivilce ve siyah noktaların oluşmasına hatta lekelenmelere yol açabilir.

Kulak temizliğinde kulak arkasının temizliği unutulmamalıdır. Kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun zedelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara neden olabilir.

Kulağa küpe takarken bunun kulakta allerji yapabileceği bilinmelidir. Bu nedenle kullanılacak küpelerin allerji yapma özelliği çok az olan altın ya da gümüşten yapılanları tercih edilmelidir.

Klipsi olmayan küpe kullananlar kulak memesinde delik açtırmaktadırlar. Bu deliği açarken kullanılan delici aracın ve peşi sıra takılan ip ya da halkanın mutlaka mikropsuz olması gerekir. Aksi takdirde kulak memesinde çok tehlikeli durumlara yol açabilecek iltihaplanmalar görülebilir. Ayrıca kulak memesine delik açılırken tek kullanımlık aletler kullanılmadığı taktirde bugün için çok yaygın hale gelmiş kan yolu ile bulaşabilen sarılık (hepatit B), AIDS (HIV) gibi, mikropların yol açtığı hastalıklara yakalanma tehlikesi vardır. Doğal olarak bu riskler kulak gibi vücudun başka yerlerine de takılan cildi delici takıların ve işlemlerin (dövme gibi) tümü için geçerlidir.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-01-2017, 18:31   #10
Mehmetkarahanlı
Informant
 
Mehmetkarahanlı kullanıcısının avatarı
 
Konum: Bursa
Yaş: 57
Mesaj: 16,601
Üye No: 130517
Giriş: 27-11-2015

Uydu Alıcısı: nexstar

Kart Paylaşımı: hayır
Thanks: 1,898
Thanked 287 Times in 249 Posts
Varsayılan

E- AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI





Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.

Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.

Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.

1. Diş Çürümesi





Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.

Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.

Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.

Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.

Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.

Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.

Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.
Mehmetkarahanlı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Konu Araçları
Görünüm Modları

Forumdaki Yetkileriniz
Konu açma yetkiniz yok
Konularda cevap yazma yetkiniz yok
Eklenti yükleme yetkiniz yok
Kendi mesajlarınızı düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş



Saat 11:29.


Powered by vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.